Hindistan'ın bir süredir küresel yatırımcıların ilgi odağı olan halka arz (IPO) piyasasında belirgin bir soğuma yaşanıyor. 2024 ve 2025 yıllarında rekor kıran halka arz furyasının ardından, 2025'in son çeyreğinde ivme kaybeden piyasada, şirketlerin elde ettiği gelir geçen yılın aynı dönemine kıyasla beşte bir oranında geriledi. Bu düşüş, küresel piyasalardaki dalgalanmaların ve yatırımcı iştahındaki zayıflamanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Şirketler, halka arz büyüklüklerini küçültmek, değerlemelerini düşürmek ve hatta planladıkları halka arzları ertelemek zorunda kalıyor. Bu gelişmeler, Hindistan'ın iki yıl üst üste kırdığı halka arz rekorlarının ardından, piyasadaki momentumun sürdürülebilirliğine ilişkin endişeleri artırıyor.
Halka Arz Piyasasındaki Soğumanın Nedenleri
Hindistan'da halka arz piyasasındaki bu yavaşlama, küresel ekonomik belirsizliklerin ve yüksek faiz oranlarının etkisiyle ortaya çıktı. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımları ve küresel ticaretteki yavaşlama, gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahını azalttı. Yatırımcılar, yüksek büyüme vaat eden ancak yüksek risk taşıyan bu halka arzlara temkinli yaklaşıyor. Son dönemde birçok teknoloji ve fintech şirketi, halka arz öncesi yaptığı değerleme görüşmelerinde indirime gitmek zorunda kaldı. Örneğin, dijital ödeme şirketi Paytm'in 2021'deki halka arzında yaşadığı hayal kırıklığı, yatırımcıların hafızasında hala taze. O tarihten bu yana şirketin hisseleri önemli ölçüde değer kaybetti ve bu durum, yeni halka arzlara olan güveni olumsuz etkiledi.
Öte yandan, Hindistan'ın yerli borsaları olan BSE ve NSE'de görülen yüksek dalgalanmalar da halka arzların zamanlamasını etkiliyor. Şirketler, piyasanın en kötü anında halka arz edilerek yatırımcıların tepkisini çekmek istemiyor. Bu nedenle, birçok şirket planladığı halka arzı ertelerken, bazıları da halka arz büyüklüğünü küçülterek riski azaltmaya çalışıyor. Örneğin, geçtiğimiz haftalarda bir perakende zinciri, halka arz büyüklüğünü yüzde 30 oranında düşürerek piyasaya çıktı. Benzer şekilde, bir enerji şirketi de değerlemesini düşürerek halka arzını gerçekleştirdi. Bu gelişmeler, halka arz piyasasındaki soğumanın ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
Hindistan'daki bu yavaşlama, yalnızca ülke ekonomisini değil, aynı zamanda küresel yatırım akışlarını da etkiliyor. Hindistan, son yıllarda Çin'den ayrışarak küresel yatırımcıların gözdesi haline gelmişti. Ancak halka arz piyasasındaki soğuma, bu ivmenin sekteye uğradığını gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun geçici bir düzeltme mi yoksa daha kalıcı bir trendin başlangıcı mı olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda. Bazı analistler, Hindistan'ın güçlü iç talebi ve genç nüfusunun uzun vadede büyüme potansiyelini desteklediğini, bu nedenle halka arz piyasasının yeniden canlanabileceğini savunuyor. Ancak diğerleri, küresel likidite koşullarının sıkılaşması ve jeopolitik risklerin devam etmesi halinde, piyasanın daha da yavaşlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel olarak bakıldığında, Hindistan'daki bu gelişmelerin Güney Asya ve Asya-Pasifik ülkelerindeki diğer halka arz piyasaları üzerinde de etkili olması bekleniyor. Hindistan, bölgede en büyük halka arz piyasasına sahip ülke konumunda. Bu nedenle, Hindistan'daki yavaşlama, bölgedeki yatırımcı güvenini de zayıflatabilir. Öte yandan, bazı şirketlerin halka arzlarını Hindistan dışındaki borsalara – örneğin Singapur veya Hong Kong'a – kaydırmayı düşündüklerine dair sinyaller var. Bu durum, bölgesel rekabeti artırabilir ve yatırım akışlarının yönünü değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki halka arz piyasasındaki soğuma, Türkiye açısından da önemli ipuçları taşıyor. Türkiye'de de benzer bir tablo söz konusu; enflasyon ve yüksek faiz ortamı nedeniyle halka arz piyasası son yıllarda dalgalı bir seyir izliyor. Hindistan'daki gelişmeler, gelişen piyasalarda halka arzların konjonktürel olduğunu ve küresel likidite koşullarına duyarlılığını gösteriyor. Türk şirketlerinin, halka arz planlarken küresel risk iştahını ve yatırımcı beklentilerini dikkate alması gerekiyor. Ayrıca, Hindistan'daki büyük halka arzların ertelenmesi, uluslararası yatırımcıların alternatif arayışlarına girmesine neden olabilir. Bu durum, Türkiye gibi gelişen piyasalar için yatırım fırsatları yaratabilir. Ancak, Türkiye'nin kendi makroekonomik istikrarı ve yatırımcı güvenini sağlaması gerekiyor.