Japon yeni, küresel piyasalarda haftanın ilk işlem gününde dolar karşısında keskin bir yükseliş kaydetti. USD/JPY paritesi, Japonya ve ABD'nin ortak müdahale olasılığına ilişkin artan beklentilerle birlikte belirgin bir düşüş eğilimine girdi. Bloomberg MLIV Stratejisti Mark Cranfield, bu hafta paritenin daha da gerilemesinin beklendiğini, zira iki ülkenin de yenin değer kaybının 'çok ileri gittiği' mesajını güçlü bir şekilde vurguladığını belirtiyor. Japonya'nın 15 yıl sonra ABD ile birlikte ilk kez ortak müdahale yaptığına ilişkin haberler, piyasalarda satın alma dalgasını tetikledi.
Gelişmenin Arka Planı
Japonya Maliye Bakanlığı, geçtiğimiz hafta sonu yaptığı açıklamada, aşırı volatiliteye karşı harekete geçmeye hazır olduğunu yineledi. ABD Hazine Bakanlığı ise Japonya'nın bu tutumuna destek verdiğini ifade etti. Bu açıklamalar, forex piyasalarında yenin aleyhine devam eden spekülatif baskının kırılmasına yönelik ortak bir iradenin göstergesi olarak yorumlandı. Uzmanlar, özellikle 160 seviyesini test eden USD/JPY paritesinin ardından, her iki ülkenin de daha somut adımlar atabileceğine dikkat çekiyor. Cranfield, 'ABD ve Japonya'nın birlikte hareket etmesi, müdahalenin etkinliğini artırır ve piyasalara ciddi bir uyarı görevi görür' değerlendirmesinde bulundu.
Tarihsel olarak Japonya, yenin aşırı değer kazanmasını önlemek için sık sık müdahale etmişti. Ancak bu kez durum farklı; yen, son 24 yılın en düşük seviyelerine gerilemişti. Bu durum, ithalat fiyatlarını artırarak Japonya ekonomisi üzerinde enflasyonist baskı yaratıyor ve hane halkı alım gücünü olumsuz etkiliyor. Japon yetkililer, daha önce tek başlarına yaptıkları müdahalelerin kalıcı çözüm getirmediğini gördükleri için, bu kez ABD'nin desteğini almayı hedefliyor. ABD ise kendi enflasyon mücadelesi açısından güçlü doların avantajlı olduğunu düşünmesine rağmen, küresel piyasa istikrarını önceleyerek Japonya'ya yeşil ışık yakmış görünüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, küresel döviz piyasalarında domino etkisi yarattı. Asya-Pasifik borsalarında yenin güçlenmesi ihracatçı şirketlerin hisselerinde satışlara yol açarken, ABD vadeli endeksleri de karışık bir seyir izliyor. Analistler, bu ortak müdahale sinyalinin, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde de dolaylı etkileri olabileceğini vurguluyor. Eğer dolar küresel çapta zayıflarsa, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerindeki değer kaybı baskısı azalabilir. Ancak müdahalenin etkisinin kalıcı olup olmayacağı belirsiz. Uzmanlar, bu tür müdahalelerin kısa vadede etkili olduğunu, ancak uzun vadede temel makroekonomik faktörlerin belirleyici olduğunu hatırlatıyor. ABD faiz oranlarının yüksek seyretmesi ve küresel büyüme endişeleri, doları desteklemeye devam edebilir.
Japonya Merkez Bankası (BoJ) politika faizlerini negatif bölgede tutarken, ABD Merkez Bankası (Fed) ise faiz artırımlarına devam etme sinyali veriyor. Bu faiz farkı, yen üzerindeki baskının ana nedeni. Ancak ortak müdahale, piyasa oyuncularına 'resmi taraf' tarafından verilen güçlü bir mesaj. Bloomberg'in anketine katılan stratejistlerin çoğu, bu hafta USD/JPY paritesinin 157-158 aralığında destek bulabileceğini, ancak 155 seviyesinin test edilmesi durumunda yenin daha fazla değer kazanabileceğini öngörüyor. Bu durumun, küresel risk iştahı üzerinde de etkili olması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi açısından dolaylı etkiler barındırıyor. Yenin değer kazanması, gelişmekte olan ülke para birimleri için genel olarak olumlu bir emsal oluşturabilir. Türk lirası gibi yüksek kırılganlığa sahip para birimlerinin, doların zayıflamasından destek bulması olasıdır. Ancak asıl önemli etki, küresel ticaret ve enerji fiyatları üzerinden olabilir. Japon yeniyenin güçlenmesi, Japonya'nın ithalat maliyetlerini düşürerek küresel talebi artırabilir. Türkiye'nin ihracat pazarları açısından bu olumlu bir gelişme. Yine de Türkiye'nin kendi enflasyon ve cari açık sorunları göz önüne alındığında, dış şoklara karşı hassasiyetinin devam ettiği unutulmamalıdır.