Hindistan hükümeti, Bangladeş sınırına yakın bölgelerde ikamet eden binlerce göçmeni gece yarısı saatlerinde sınır dışı ederek iki ülke arasındaki zaten gergin olan ilişkileri daha da kötüleştirdi. Yetkililer, operasyonun ‘yasa dışı göçle mücadele’ kapsamında gerçekleştirildiğini açıklarken, insan hakları örgütleri uygulamayı ‘insanlık dışı’ olarak nitelendirdi. Batı Bengal eyaletindeki sınır köylerinde yaşayan Bangladeş asıllı göçmenler, gece yarısı evlerinden alınarak kamyonlarla sınıra götürüldü. Olay, bölgedeki etnik ve dini gerilimleri de körüklüyor.
Sınır dışı operasyonunun arka planı
Hindistan İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, operasyonun 2024 yılının ilk çeyreğinde planlandığı ve yasa dışı göçmenlerin ülkeden çıkarılmasının ‘ulusal güvenlik’ gereği olduğu belirtildi. Açıklamada, sınır dışı edilenlerin çoğunun 2019'daki vatandaşlık yasası değişikliklerinden sonra ülkeye girdiği iddia edildi. Ancak insan hakları grupları, bu kişilerin on yıllardır Hindistan'da yaşadığını ve birçoğunun geçerli kimlik belgelerine sahip olduğunu savunuyor. Kalküta merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporuna göre, sınır dışı edilenler arasında Hint vatandaşlığı başvurusu sürecinde olanlar da bulunuyor. Operasyon sırasında en az 12 kişinin gözaltına alındığı ve 3 kişinin de yaralandığı bildirildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bangladeş Dışişleri Bakanlığı, sınır dışı işlemlerini protesto ederek Hindistan'ın uluslararası hukuku ihlal ettiğini duyurdu. Dakka yönetimi, konuyu Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne taşıyacağını açıkladı. Uzmanlar, bu gelişmenin Güney Asya'daki göç dinamiklerini etkileyeceğini belirtiyor. Bölgede artan milliyetçilik ve Hindistan'ın iç siyasetindeki Hindu-milliyetçi söylemler, göçmen karşıtı politikaları tetikliyor. Öte yandan, Avrupa Birliği ve ABD'den konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, insan hakları örgütleri uluslararası topluma çağrıda bulundu. Göçmenlerin sınır dışı edilmesi, Hindistan ile Bangladeş arasındaki ticari ilişkileri de olumsuz etkileyebilir; iki ülke arasındaki yıllık ticaret hacmi 10 milyar doları aşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin de benzer göçmen politikaları tartıştığı bir dönemde yaşanıyor. Türkiye, Suriye ve diğer bölgelerden gelen göçmenlerle ilgili uluslararası hukuk ve insan hakları normları çerçevesinde hareket ederken, Hindistan'ın sert uygulamalarına dikkat çekiyor. Türk yetkililer, göç yönetiminde ‘insani ve düzenli’ bir yaklaşım benimsediklerini vurguluyor. Ancak bu tür operasyonlar, küresel göç krizinin derinleştiği bir ortamda, ülkeler arasındaki iş birliğinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Türkiye, Bangladeş ve Hindistan'ın da dahil olduğu Güney Asya bölgesinde istikrarın sağlanmasının, göç akınlarının önlenmesinde kritik olduğunu savunuyor.