Hindistan ekonomisi, haziran ayında büyüme hızını kaybetti. HSBC Holdings Plc tarafından Salı günü yayımlanan flash PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) verilerine göre, artan maliyet baskıları ve zayıflayan talep, ülkenin ekonomik faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Öncü veriler, hizmet ve imalat sektörlerinde büyümenin yavaşladığını, ihracat siparişlerinde ise belirgin bir düşüş olduğunu ortaya koydu. Bu durum, dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomilerinden biri olan Hindistan'ın 2024 yılının ikinci çeyreğinde ivme kaybettiğine işaret ediyor.
Yavaşlamanın arka planı: Maliyet ve talep kıskacı
HSBC'nin derlediği kompozit PMI endeksi, haziran ayında mayıs ayına göre 1,2 puanlık bir düşüşle 60,5 seviyesine geriledi. Endeksin 50’nin üzerinde kalması sektörde genişlemeyi işaret ediyor olsa da, son iki ayın en düşük seviyesine inmesi dikkat çekti. Özellikle imalat sanayi PMI’ı 58,3’ten 56,8’e düşerken, hizmet sektörü PMI’ı da 61,5’ten 59,9’a geriledi. Verilere göre, şirketler artan girdi maliyetlerinin ürün fiyatlarına yansıtılamadığı için kar marjlarında daralma yaşanıyor. İşe alım hızı da yavaşlayarak istihdam piyasasında soğuma sinyalleri verdi.
Talep tarafında ise, iç piyasada tüketim eğiliminin zayıfladığı, yeni siparişlerin dört ayın en düşük seviyesine indiği gözlemlendi. İhracat siparişlerindeki gerileme ise küresel durgunluğun Hindistan’a yansıması olarak yorumlanıyor. Özellikle Avrupa ve ABD gibi büyük pazarlardan gelen talebin azalması, Hint firmalarının üretim planlarını revize etmesine neden oldu. Analistler, RBI’nin (Hindistan Merkez Bankası) faiz indirimi konusunda adım atabileceğine dair beklentileri artırdığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Hindistan büyümesi ve yeni rotalar
Hindistan, son yıllarda Çin’in yavaşlaması ve ABD-Çin ticaret savaşlarının etkisiyle küresel üretim merkezi haline gelmeye çalışıyor. Ancak bu veriler, Hindistan’ın da küresel konjonktürden bağımsız bir büyüme performansı sergilemesinin zor olduğunu gösteriyor. Özellikle teknoloji ihracatına dayalı bilişim sektöründe siparişlerdeki düşüş, ülkenin Batılı şirketlerle olan bağlantısının kırılganlığını ortaya koyuyor.
Bununla birlikte, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yükselen enerji ve emtia fiyatları, Hindistan’ın ham petrol ithalatı üzerinde ciddi bir maliyet baskısı yaratıyor. Ülke, Rus petrolünü indirimli almaya devam etse de, rafinaj maliyetleri ve lojistik darboğazlar imalat sektörünü etkiliyor. Önümüzdeki dönemde küresel ticaretteki toparlanmanın hızı, Hindistan’ın büyüme performansının seyrini belirleyecek. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi döngüsüne başlaması halinde, Hindistan’a yönelik sermaye akışlarının artması ve rupinin değerlenmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel ticaret ve enerji piyasaları üzerinden dolaylı sonuçlar doğurabilir. Hindistan’ın talebindeki azalma, ham petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı yapabilir; bu da enerji ithalatçısı Türkiye için maliyet avantajı anlamına gelir. Ayrıca, Hindistan’ın Batı’ya alternatif tedarik zinciri arayışlarında yavaşlama yaşanması, Türkiye’nin Asya ile ticaretinde rekabet gücünü korumasına olanak tanıyabilir. Ancak, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarının yavaşlaması, kırılgan ekonomiler arasında yer alan Türkiye’nin dış finansman koşullarını zorlaştırabilir.