Bangladeş'in, Hindistan'a 2015 yılında Mongla limanında tahsis ettiği özel ekonomik bölge (SEZ) arazisini, Hindistan'ın projeyi hayata geçirememesi üzerine Çin'e devretmesi, Güney Asya'daki jeopolitik dengeleri sarsan bir gelişme oldu. Dakka yönetimi, Hindistan'ın yıllardır süren ataletine son noktayı koyarak, stratejik Mongla limanının hemen yanındaki bu kritik alanı Çinli şirketlerin kullanımına açtı. Karar, sadece iki komşu ülke arasındaki ticari bir anlaşmazlık olmanın ötesinde, Hindistan'ın Güney Asya'daki etki alanının daraldığına ve Çin'in Bangladeş'teki yatırım ağını genişlettiğine işaret ediyor.
Mongla Projesinin Kaderi: Hindistan'ın Kaybettiği Fırsat
2015 yılında Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina'nın Hindistan ziyareti sırasında imzalanan anlaşma uyarınca, Hindistan'a Bangladeş'in güneybatısındaki Mongla limanında 1.000 dönümlük bir arazi özel ekonomik bölge kurması için tahsis edilmişti. Projenin, Hindistan'ın doğu eyaletlerinin ticaretine ve bölgesel bağlantıya katkı sağlaması hedefleniyordu. Ancak Hindistan, arazi tahsisinden sonra projeyi başlatmak için gereken adımları atmadı. Bangladeşli yetkililer, yıllar boyunca Hindistan'ı defalarca uyararak çalışmalara başlamasını istedi, ancak herhangi bir ilerleme kaydedilmedi. Bunun üzerine Dakka yönetimi, 2023 yılında arazinin kullanım hakkını iptal ederek projeyi Çinli bir şirkete devretti. Çin, şimdi bu alanda bir sanayi parkı ve lojistik merkezi inşa etmeyi planlıyor. Hindistan'ın projeyi hayata geçirememesinin nedenleri arasında bürokratik yavaşlık, finansman sorunları ve yerel yönetimlerle yaşanan koordinasyon eksikliği sayılıyor.
Bu gelişme, Hindistan'ın Bangladeş'teki yatırım taahhütlerini yerine getirme konusunda kronik bir sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Yeni Delhi'nin Dakka'ya verdiği sözler arasında altyapı projeleri, enerji işbirliği ve ticaret kolaylıkları yer alıyor, ancak birçoğu kağıt üzerinde kaldı. Buna karşılık Çin, Bangladeş'te padma köprüsü, derin deniz limanları ve enerji santralleri gibi somut ve büyük ölçekli projeleri tamamlayarak güvenilir bir ortak imajı çizdi. Mongla projesinin kaybedilmesi, Hindistan'ın bölgedeki 'yumuşak güç' stratejisinin zayıfladığını gösteriyor.
Bölgesel Boyut: Çin'in Kuşak ve Yol Ağı Güçleniyor
Mongla limanı, Bangladeş'in ikinci büyük limanı olup, ülkenin güneybatı bölgesine ve komşu Hindistan eyaletlerine açılan kapı konumunda. Çin'in buraya yerleşmesi, Kuşak ve Yol Girişimi'nin (KYG) Bengal Körfezi'ndeki varlığını güçlendiriyor. Çin, zaten Bangladeş'in Chittagong limanında da yatırımlara sahip ve Myanmar üzerinden Hint Okyanusu'na erişim sağlayan koridorlar inşa ediyor. Mongla'daki yeni sanayi parkı, Çin'in Bangladeş'teki üretim üssünü genişletmesine ve Güneydoğu Asya ile Güney Asya arasında bir ticaret köprüsü oluşturmasına olanak tanıyacak. Bu hamle, aynı zamanda Hindistan'ın 'Doğu'ya Bak' politikası ve Bangladeş ile bağlantı projelerine de bir darbe vuruyor. Hindistan, Bangladeş'i kendi etki alanında tutmak için ticari ve altyapısal teşvikler sunarken, Çin'in daha hızlı ve kararlı adımları Dakka'yı Pekin'e yaklaştırıyor. Bölgesel uzmanlar, Bangladeş'in bu hamlesinin Hindistan'ı Güney Asya'da zor durumda bırakacağı ve diğer küçük komşuların da Çin ile işbirliğini artırmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Güney Asya'daki ekonomik ve diplomatik ilişkileri açısından dolaylı ama önemli bir işaret taşıyor. Türkiye, Bangladeş ile ticaret hacmini artırmakta ve savunma sanayii alanında işbirliği yapmaktadır. Ancak Çin'in Bangladeş'te artan nüfuzu, Türkiye'nin bölgedeki yatırım fırsatlarını daraltabilir. Ayrıca Türkiye, Hindistan ile ticari ve siyasi bağlarını çeşitlendirmeye çalışırken, Yeni Delhi'nin bölgesel projelerdeki başarısızlıkları, Ankara'nın alternatif ortaklıkları değerlendirmesine yol açabilir. Küresel ölçekte ise Çin'in KYG ile liman ve altyapı projelerindeki hakimiyeti, Türkiye'nin Orta Koridor girişimiyle rekabet eden bir yapı oluşturuyor. Mongla örneği, Türkiye'nin kendi projelerinde zamanında ve etkili uygulamanın önemini vurgularken, Güney Asya'daki denklemde Çin'in yükselişinin takip edilmesi gerektiğini gösteriyor.