Yeni Delhi'de düzenlenen bir gıda fuarında, Filipinli bir sebze ihracatçısı ürünlerini sergiliyordu: kurutulmuş moringa ve limon otu poşetleri, taro yaprağı demetleri ve bunlardan yapılan kremalı hindistan cevizi sütlü yahnisi laing'ten bir kase. Dry Tech Manufacturing firmasının yanıtlamak istediği soru basitti: Bu basit ürünler, Güneydoğu Asya ile Hindistan arasındaki ticaret köprüsünün bir parçası olabilir mi?
ASEAN-Hindistan Ticaretinin Artan Önemi
Hindistan'ın ASEAN ülkeleriyle olan ticaret hacmi son yıllarda istikrarlı bir şekilde artıyor. 2023-2024 mali yılında iki taraf arasındaki ticaret 100 milyar doları aştı. Bu rakam, Çin'in ASEAN ile olan ticaretinin çok altında kalsa da, Hindistan'ın bölgedeki stratejik önemi giderek artıyor.
Filipinli ihracatçıların Yeni Delhi'deki fuara katılımı, bu artan ilginin somut bir göstergesi. Dry Tech Manufacturing gibi küçük ve orta ölçekli işletmeler, Hindistan pazarına girmenin yollarını arıyor. Özellikle sağlıklı gıda ürünlerine olan talep, Hint tüketiciler arasında hızla büyüyor ve bu da Filipinler gibi ülkeler için yeni fırsatlar yaratıyor.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin 'Act East' politikası, ülkenin Güneydoğu Asya ile bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Bu politika çerçevesinde, ASEAN ülkeleriyle serbest ticaret anlaşmaları müzakere ediliyor ve altyapı projeleri finanse ediliyor. Hindistan, Çin'in bölgedeki artan etkisine karşı bir denge unsuru olarak konumlanmak istiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın ASEAN'a yönelik bu açılımı, ABD ve Çin arasındaki stratejik rekabet bağlamında yeni bir dinamik yaratıyor. Washington, Hint-Pasifik bölgesinde Çin'in yükselişine karşı Hindistan'ı doğal bir müttefik olarak görüyor. Ancak Hindistan, geleneksel olarak bağlantısızlık politikasını sürdürüyor ve hiçbir büyük gücün yanında saf tutmak istemiyor.
Bu bağlamda Hindistan, ASEAN ülkelerine 'üçüncü bir seçenek' sunuyor. Bölge ülkeleri, Çin'in ekonomik cazibesi ile ABD'nin güvenlik garantileri arasında sıkışmış durumda. Hindistan'ın sunduğu alternatif, hem ekonomik iş birliği hem de stratejik bağımsızlık vaat ediyor. Uzmanlar, Hindistan'ın bu rolünün önümüzdeki yıllarda daha da belirginleşeceğini öngörüyor.
Ancak bu açılımın zorlukları da yok değil. Hindistan'ın altyapı yatırımları, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin gerisinde kalmaya devam ediyor. Ayrıca, bölgesel ticaret anlaşmalarının uygulanmasında bürokratik engeller ve tarife sorunları çözüm bekliyor. Buna rağmen, Hindistan'ın ASEAN ile olan bağlarını derinleştirme kararlılığı, değişen küresel dengelerde önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesine yönelik açılım politikası açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, son dönemde ASEAN ülkeleriyle ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Hindistan'ın bölgedeki dengeli yaklaşımı, Türkiye'nin de küresel güç rekabetinde çok yönlü bir dış politika izleme hedefiyle örtüşüyor. Ancak Türkiye'nin bu pazarlara erişimi, lojistik ve ticaret anlaşmaları gibi konularda Hindistan kadar avantajlı değil. Bu nedenle, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde bu eksiklikleri gidermeye yönelik adımlar atması, bölgedeki etkinliğini artırabilir.