Gazze'de 2024 yılında beş yaşındaki Hind Rajab'ın ölümüne ilişkin İsrail ordusunun başlattığı cezai soruşturma, aile tarafından 'cinayeti meşrulaştırma girişimi' olarak değerlendirildi. Hind'in büyükannesi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, ailesinin bu soruşturmaya hiçbir güven duymadığını ve bunun İsrail ordusunun çocuğun öldürülmesini haklı gösterme çabası olduğunu söyledi. Hind Rajab'ın cesedi, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Nasr Mahallesi'nde düzenlediği operasyonların ardından bulunmuştu. Olay, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmış ve İsrail ordusunun sivillere yönelik tutumu konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmişti.
Soruşturmanın Arka Planı ve Ailenin Tepkisi
Hind Rajab, 29 Ocak 2024'te ailesiyle birlikte İsrail saldırısından kaçmaya çalışırken, içinde bulundukları araç hedef alınmıştı. Saldırıda ailenin diğer üyeleri hayatını kaybederken, Hind'in cesedi ancak haftalar sonra bulunabilmişti. İsrail ordusu, olaya ilişkin başlattığı soruşturmanın 'bağımsız ve kapsamlı' olduğunu savunsa da, aile bu açıklamayı yetersiz buluyor. Büyükanne, "Bu soruşturma, kızımın ölümünü meşrulaştırmak için yapılan bir gösteriden ibaret. İsrail ordusu, sivilleri hedef alan saldırılarını her zaman 'hata' veya 'yanlış istihbarat' ile açıklıyor. Bu kez de aynı senaryoyu izliyorlar" dedi.
İsrail ordusu daha önce de Gazze'deki operasyonları sırasında ölen sivillerle ilgili soruşturmalar başlatmış, ancak bu soruşturmaların çoğu, askerlerin 'hata yaptığı' veya 'talimatlara uyulmadığı' gerekçesiyle kapatılmıştı. İnsan hakları örgütleri, bu tür soruşturmaların bağımsızlıktan yoksun olduğunu ve İsrail ordusunun sivil kayıpları görmezden gelen bir kültüre sahip olduğunu defalarca dile getirmişti. Hind Rajab'ın ölümü, Gazze'deki çatışmaların acı bir simgesi haline gelirken, ailesi uluslararası topluma çağrıda bulunarak, bağımsız bir soruşturma yürütülmesini talep ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hind Rajab'ın ölümü, İsrail-Filistin çatışmasının siviller üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2024 yılında Gazze'de ölen Filistinlilerin yüzde 70'inden fazlasını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Bu durum, uluslararası toplumda İsrail'in orantısız güç kullandığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. Hind Rajab'ın ailesi, adaletin sağlanması için Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) başvurmuş durumda. UCM, Gazze dahil Filistin topraklarında işlenen savaş suçlarını soruşturma yetkisine sahip olmasına rağmen, İsrail'in bu soruşturmayı engellemeye çalıştığı biliniyor.
Öte yandan, İsrail ordusunun bu tür soruşturma girişimleri, uluslararası kamuoyunda şüpheyle karşılanıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, soruşturmaların 'bağımsız ve tarafsız' olmadığını, asıl amacın uluslararası baskıyı azaltmak olduğunu belirtiyor. Hind Rajab'ın davası, özellikle sosyal medyada geniş yankı bulmuş, dünya genelinde birçok kişi çocuğun ölümünü kınayan paylaşımlar yapmıştı. Bu olay, İsrail-Filistin çatışmasının çözümü için uluslararası toplumun daha kararlı adımlar atması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kuruluşundan bu yana Filistin davasını destekleyen ve İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sert bir dille kınayan bir ülke konumunda. Hind Rajab'ın ölümü, Türk kamuoyunda da büyük üzüntü yaratmış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan birçok kez İsrail'in saldırılarını 'soykırım' olarak nitelendirmişti. Bu olay, Türkiye'nin Filistin'e yönelik diplomatik girişimlerini hızlandırması için bir fırsat olabilir. Ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı'nda devam eden soykırım davasına Türkiye'nin müdahil olma kararı, Hind Rajab'ın ailesine de umut vermiş durumda. Ankara'nın bu süreçteki aktif rolü, hem bölgesel hem de küresel düzeyde Türkiye'nin insan hakları konusundaki duruşunu güçlendirebilir.