Rusya'nın Perşembe gecesi Ukrayna'nın başkenti Kiev'e düzenlediği yoğun füze saldırısında en az 9 kişi hayatını kaybetti, 33 kişi yaralandı. Yerel yetkililer, patlama seslerinin bütün gece başkentte yankılandığını ve saldırının şehir genelinde büyük hasara yol açtığını bildirdi. Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi'ne göre, enkaz altında kalanlar için arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Klitschko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, kentin çeşitli bölgelerinde yangınlar çıktığını ve çok sayıda binanın hasar gördüğünü doğruladı. Saldırı, savaşın başlangıcından bu yana başkente yönelik en büyük roket saldırılarından biri olarak değerlendiriliyor.
Gecenin seyrine dair ayrıntılar
Saldırı yerel saatle gece yarısından hemen sonra başladı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rus güçlerinin hem insansız hava araçları hem de seyir füzeleri kullandığını duyurdu. Hava savunma sistemleri, şehir üzerinde çok sayıda hedefi düşürmeyi başardı; ancak bazı füzelerin savunmayı aşarak yerleşim bölgelerine isabet ettiği bildirildi. Kiev'in Darnytskyi, Dnipro ve Solomyanskyi semtlerinde meydana gelen patlamalar, özellikle sivil yerleşim alanlarını hedef aldı. İlk belirlemelere göre, saldırıda iki yüksek katlı apartman, bir anaokulu ve birkaç ticari bina hasar gördü. Vatandaşların büyük bir kısmı geceyi metro istasyonlarında sığınak olarak geçirdi.
Ukrayna İçişleri Bakanlığı, ölenler arasında üç kadın, dört erkek ve iki çocuğun bulunduğunu açıkladı. Yaralıların çoğunun hastaneye kaldırıldığı ve bazılarının durumunun ciddi olduğu belirtildi. Bölgedeki arama kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak için yoğun çaba sarf ediyor. Kiev bölgesi valisi Ruslan Kravchenko, saldırıda altyapı tesislerinin de hedef alındığını ve bazı bölgelerde elektrik ile su kesintileri yaşandığını ifade etti. Ukrayna Ulusal Demiryolları, bazı hatlarda seferlerin geçici olarak askıya alındığını duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Saldırı, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısı ve sivil yerleşim alanlarına yönelik yoğun bombardımanının devamı niteliğinde. Son haftalarda Moskova, Lviv, Odessa ve Harkov gibi büyük şehirleri hedef alan benzer saldırılar düzenlemiş; bu saldırılarda onlarca sivil yaşamını yitirmişti. Batılı ülkeler ve NATO, Kiev'e yönelik bu saldırıları şiddetle kınadı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller, yaptığı açıklamada, Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil edebileceğini belirtti. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise Rusya'nın sivilleri hedef almasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Bu saldırı, diplomatik çözüm çabalarının sürdüğü bir dönemde geldi. Türkiye'nin arabuluculuğunda İstanbul'da yapılması planlanan barış görüşmeleri, taraflar arasındaki derin güven bunalımı nedeniyle askıda bulunuyor. Uzmanlar, Rusya'nın bu tür saldırılarla Ukrayna'yı müzakere masasında taviz vermeye zorlamayı hedeflediği yorumunu yapıyor. Ancak Kiev yönetimi, Rusya'nın toprak taleplerini reddederek savaşmaya devam edeceklerini ilan etti. Saldırı ayrıca, Batı ülkelerinin Ukrayna'ya daha fazla hava savunma sistemi sağlama yönündeki baskıları artırdı. Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri, Patriot gibi gelişmiş hava savunma sistemlerinin sevkiyatını hızlandırma sözü verdi. Kış mevsimi yaklaşırken, Ukrayna'nın enerji altyapısının yeniden inşası için uluslararası toplumun finansal desteği kritik önemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırı, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini doğrudan etkileyen bir gelişme olarak Türkiye açısından önem taşıyor. Türkiye, hem NATO üyesi hem de Ukrayna ile Karadeniz'de komşu bir ülke olarak savaşın etkilerini yakından hissediyor. Ukrayna'nın Rusya'ya karşı direnişi, Türkiye'nin bölgedeki stratejik çıkarlarıyla örtüşüyor; Ankara, savaşın başından bu yana Ukrayna'ya insani yardım sağlarken, Rusya ile de enerji ve tahıl ihracatı gibi alanlarda iş birliğini sürdürüyor. Kiev'e yönelik bu tür saldırılar, Karadeniz'deki güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin enerji güvenliğini ve ticaret yollarını tehdit edebilir. Ayrıca, İstanbul'un arabuluculuk çabalarının başarısız olması, Türkiye'nin diplomatik etkisini azaltabilir. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde hem Rusya ile Ukrayna arasındaki dengeleri koruması hem de NATO dayanışmasını gözetmesi gerekiyor. Bu tür gelişmeler, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli üretim kapasitesini daha da önemli kılıyor.