Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgalinin ilk gününde ele geçirdiği Herson kentinde mahsur kalan siviller, yiyecek ve temel ihtiyaç malzemelerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bölgeden gelen haberlere göre, Rus güçlerinin kontrolündeki bölgelerde kalan siviller için tek çıkış yolu, mayın ve bombardıman riski nedeniyle 'ölüm yolu' olarak anılan güzergah. İnsani yardım kuruluşları, bölgede açlık ve sağlık hizmetlerine erişimin giderek zorlaştığını bildiriyor.
Herson'un İşgali ve İnsani Krizin Arka Planı
Herson, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal ettiği 24 Şubat 2022'de Moskova güçlerinin kontrolüne geçen ilk büyük şehir oldu. Kent, stratejik konumu nedeniyle savaşın ilk aylarında yoğun çatışmalara sahne oldu. Rusya'nın bölgede kurduğu yönetim, Eylül 2022'de düzenlediği sözde referandumla Herson'u ilhak ettiğini duyurdu; ancak uluslararası toplum bu adımı tanımadı. Aynı yılın kasım ayında Ukrayna kuvvetleri kentin merkezini geri aldı, ancak Dinyeper Nehri'nin sol yakasındaki geniş bölgeler Rus kontrolünde kaldı. Bu bölgelerde yaşayan siviller, aylardır süren çatışmalar ve abluka nedeniyle temel gıda, ilaç ve ısınma malzemelerinden yoksun.
Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, bölgede insani yardım erişiminin kısıtlı olduğunu, Rus makamlarının yardım konvoylarına izin vermediğini veya geciktirdiğini raporluyor. Yerel kaynaklara göre, özellikle yaşlılar, çocuklar ve engelliler en kırılgan gruplar arasında. Sağlık ocaklarının çoğu kapalı veya yetersiz; kronik hastalığı olanlar ilaç bulmakta zorlanıyor.
Rusya'nın bölgede uyguladığı politikalar, sivilleri fiilen kuşatma altında tutmakla eleştiriliyor. Ukrayna hükümeti, Rus güçlerinin insani koridorları engellediğini ve sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını iddia ediyor. Moskova ise suçlamaları reddediyor ve bölgede düzenin sağlandığını savunuyor. Ancak sahadan gelen görüntüler ve tanık ifadeleri, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.
'Ölüm Yolu' ve Tahliye Çabaları
Sivillerin bölgeden çıkışı için kullanılan güzergahlar, mayınlar ve devam eden çatışmalar nedeniyle son derece tehlikeli. 'Ölüm yolu' olarak adlandırılan yol, Dinyeper Nehri üzerindeki geçiş noktalarına ulaşmak için kullanılıyor; ancak bu güzergahta sık sık topçu atışları ve mayın patlamaları yaşanıyor. Ukrayna makamları, tahliye edilen sivillerin anlatımlarına dayanarak, yolda birçok aracın isabet aldığını ve can kayıplarının olduğunu belirtiyor. Bazı siviller, yaya olarak saatlerce yürüyerek güvenli bölgelere ulaşmaya çalışıyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve diğer yardım kuruluşları, taraflara insani koridorların açılması ve sivillerin güvenli geçişi için çağrıda bulunuyor. Ancak şu ana kadar kalıcı bir anlaşma sağlanamadı. Bölgede kalan sivillerin sayısı net olarak bilinmemekle birlikte, binlerce kişinin hâlâ mahsur olduğu tahmin ediliyor.
Kış aylarının yaklaşması, durumu daha da kritik hale getiriyor. Isınma imkanlarının yetersizliği, gıda stoklarının tükenmesi ve tıbbi yardımın ulaşamaması, sivilleri hayati riskle karşı karşıya bırakıyor. İnsani yardım kuruluşları, bölgeye acil erişim sağlanması için uluslararası topluma baskı yapılması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Herson'daki insani kriz, Rusya-Ukrayna savaşının en acımasız yönlerinden birini gözler önüne seriyor. Savaşın başlangıcından bu yana binlerce sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Herson özelinde yaşananlar, işgal altındaki bölgelerde insan hakları ihlallerinin sistematik hale geldiğine dair endişeleri artırıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, savaş suçları iddialarına ilişkin soruşturmalarını sürdürüyor; ancak somut adımların atılması zaman alıyor.
Küresel gıda güvenliği açısından da Herson ve çevresi önemli. Ukrayna, dünyanın en büyük tahıl ihracatçılarından biri; savaş nedeniyle ekim alanları zarar gördü, ihracat yolları kesildi. Bu durum, özellikle Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde gıda fiyatlarını yükselterek küresel istikrarsızlığı körükledi. Herson'daki tarım alanlarının mayınlanması ve sulama sistemlerinin tahribi, uzun vadeli etkiler yaratacak.
NATO ve Batılı müttefikler, Ukrayna'ya askeri ve insani yardımı sürdürüyor. Ancak Rusya'nın bölgedeki varlığını pekiştirmesi ve insani erişimi engellemesi, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yaşanan kilitlenme, etkili bir uluslararası müdahaleyi imkansız kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında denge politikası izleyerek hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekledi hem de Rusya ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini sürdürdü. Herson'daki insani kriz, Türkiye'nin insani diplomasi rolünü ön plana çıkarabilir. Ankara, daha önce tahıl koridoru anlaşmasına ev sahipliği yaparak küresel gıda krizine çözüm aramıştı. Benzer şekilde, bölgede sivillerin tahliyesi için arabuluculuk yapabilir. Ayrıca, Karadeniz'deki istikrarsızlık Türkiye'nin güvenlik ve ticaret çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, insani yardım koridorlarının açılması için uluslararası çağrılara katılarak bölgesel liderlik sergileyebilir.