ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, NATO'nun Avrupa güvenliğindeki rolüne yönelik eleştirilerini yineleyerek, Washington yönetiminin Avrupa kıtasındaki askeri varlığını kapsamlı bir şekilde gözden geçireceğini açıkladı. Hegseth'in bu hamlesi, ABD'nin NATO bünyesindeki yüksek hazırlıklı müdahale gücüne yönelik taahhütlerini önemli ölçüde azaltma kararının hemen ardından geldi. Pentagon kaynakları, bu adımın ittifak içinde uzun süredir tartışılan yük paylaşımı sorunlarına yeni bir boyut kazandırdığını belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Hegseth, Brüksel'de düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, ittifakın Avrupa savunmasındaki etkinliğini sorguladı. ABD Savunma Bakanı, "NATO'nun caydırıcılık kapasitesi sorgulanmalıdır. Amerikan vergi mükellefleri, Avrupa'nın güvenliğine yapılan katkıların karşılığını tam olarak alamıyor" ifadelerini kullandı. Hegseth ayrıca, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığının yeniden değerlendirilmesi için bir komisyon kurulacağını ve bu komisyonun 90 gün içinde rapor sunacağını duyurdu.
Karar, ABD'nin NATO'nun Hızlı Müdahale Gücü'ne (NRF) sağladığı birlik sayısını ciddi oranda düşürmesinin ardından geldi. Pentagon, geçtiğimiz hafta NRF kapsamında görevlendirilen Amerikan askerlerinin sayısını yüzde 30 azalttığını ve bu birliğin mevcut konuşlanma planlarını revize ettiğini açıklamıştı. ABD'li yetkililer, bu hamlenin Avrupa'nın kendi savunmasına daha fazla yatırım yapmasını teşvik etmeyi amaçladığını söylüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hegseth'in bu çıkışı, NATO'nun 75. yıl dönümüne yaklaşıldığı bir dönemde ittifakın geleceğine ilişkin tartışmaları alevlendirdi. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı, Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırmasına yol açarken, ABD'nin Pasifik odaklı stratejisi nedeniyle Avrupa'daki taahhütlerini azaltabileceği yönündeki spekülasyonlar uzun süredir devam ediyor. Analistler, Hegseth'in açıklamalarının ABD'nin Asya-Pasifik bölgesine kaynak aktarma çabalarının bir parçası olduğunu belirtiyor.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ittifakın birliğinin önemine vurgu yaparak, "ABD ve Avrupa, birbirine bağımlıdır. Bu ayrılıkçı söylemler, ortak düşmanlarımızın işine yarar" dedi. Fransa ve Almanya başta olmak üzere Avrupalı müttefikler, ABD'nin olası bir güç azaltımına karşı uyarılarda bulundu. Özellikle Doğu Avrupa ülkeleri, Rus tehdidine karşı ABD varlığının kritik olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumunu doğrudan etkilemektedir. ABD'nin Avrupa'daki varlığını azaltması, Türkiye'nin ittifak içindeki ağırlığını artırabilir, ancak aynı zamanda Ankara'nın güvenlik tehditleriyle daha yalnız başına mücadele etmesi riskini de beraberinde getirebilir. Türkiye, uzun süredir NATO'nun güney kanadının güçlendirilmesini talep ederken, ABD'nin bu adımı, Doğu Akdeniz ve Suriye'deki güvenlik endişelerini artırabilir. Ancak, Türkiye'nin Ukrayna savaşındaki arabuluculuk rolü ve savunma sanayisindeki yerlileşme çabaları, olası ABD çekilmesinin yaratacağı boşluğu kısmen doldurabilir. Ankara'nın bu süreçte NATO'nun yük paylaşımı tartışmalarında daha aktif bir rol üstlenmesi bekleniyor.