ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pazartesi günü İsrail'e gerçekleştirdiği habersiz ziyarette İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile İran'ı görüştü. Üç İsrailli yetkilinin aktardığına göre, görüşme ABD ile İran arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde yapıldı. Ziyaretin basına duyurulmaması, görüşmenin hassasiyetini ve aciliyetini gözler önüne seriyor.
Ziyaretin arka planı ve görüşmenin detayları
İsrailli yetkililer, Hegseth'in ziyaretinin önceden planlanmadığını ve kamuoyuna açıklanmadığını belirtti. Görüşmede İran'ın nükleer programı, bölgesel faaliyetleri ve ABD'nin İran'a yönelik olası adımları ele alındı. Yetkililer, görüşmenin içeriğine dair ayrıntı vermedi; ancak İran'ın son dönemde uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması ve bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla artan etkinliği, görüşmenin ana gündem maddeleri arasında olduğu değerlendiriliyor.
Hegseth'in ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik baskı politikasını sürdürdüğü bir döneme denk geliyor. Son haftalarda ABD ile İran arasında karşılıklı sert açıklamalar yapıldı. İran, ABD'nin yaptırımlarına karşılık olarak nükleer anlaşmadaki taahhütlerini askıya aldığını duyurmuş, ABD ise İran'ı bölgede istikrarsızlık yaratmakla suçlamıştı. İsrail ise İran'ın nükleer silah edinmesini kırmızı çizgi olarak nitelendiriyor ve askeri seçeneği masada tutuyor.
Görüşmenin bir diğer önemli boyutu da İsrail-ABD savunma işbirliği. Hegseth'in ziyareti sırasında iki ülke arasındaki askeri yardım ve ortak tatbikatların yanı sıra, İran'a karşı olası bir askeri operasyonun koordinasyonu konusunun da ele alındığı tahmin ediliyor. İsrailli yetkililer, görüşmenin "verimli ve yapıcı" geçtiğini belirtmekle yetindi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hegseth'in habersiz ziyareti, Orta Doğu'da tansiyonun yükseldiği bir dönemde gerçekleşti. İran'ın Suriye, Lübnan ve Yemen'deki vekil güçleri aracılığıyla İsrail'e yönelik tehditleri son aylarda arttı. İsrail, Suriye'de İran bağlantılı hedeflere yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. Ayrıca Husi isyancıların Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları, bölgesel güvenliği olumsuz etkiliyor.
ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikası, Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmadan (JCPOA) 2018'de çekilmesiyle başlamıştı. Trump yönetimi, İran'ın nükleer programını sınırlamak için yeni bir anlaşma çağrısı yapıyor; ancak İran, ABD'nin yaptırımları kaldırmadan görüşmeyeceğini açıklamış durumda. Diplomatik kanallar şu an için tıkalı görünüyor.
Uzmanlar, Hegseth'in ziyaretini ABD'nin İsrail'e verdiği önemin ve İran konusunda ortak hareket etme iradesinin bir göstergesi olarak yorumluyor. Aynı zamanda, ziyaretin gizli tutulması, olası bir askeri operasyonun hazırlığı olarak da değerlendirilebilir. Ancak yetkililer, görüşmenin öncelikli amacının diplomatik ve askeri koordinasyon olduğunu vurguluyor.
İran cephesinden henüz bir açıklama gelmedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, ABD'nin bölgedeki varlığının istikrarsızlık kaynağı olduğunu söylemişti. İran'ın BM Daimi Temsilciliği'ne konuyla ilgili sorular yöneltildi ancak yanıt alınamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasından doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Enerji ithalatında İran'a bağımlılığı ve İran ile uzun sınırı, olası bir askeri çatışmanın Türkiye'yi ekonomik ve güvenlik açısından olumsuz etkileyeceği anlamına geliyor. Ayrıca Türkiye, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde; ABD'nin İsrail'e verdiği askeri desteğin artması, bölgesel dengeleri değiştirebilir. Türkiye'nin diplomatik çabaları, İran ile ABD arasında bir arabuluculuk rolü üstlenmeye yönelik olabilir. Bu ziyaret, Türkiye'nin bölgesel güvenlik hesaplarını yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir.