ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, üyeleri ara seçimler sonrasına kadar Washington'dan ayrılmaya ikna etti. Ancak Kongre yeniden toplandığında, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in azledilmesi, Jeffrey Epstein soruşturması ve hükümetin fonlanması konusunda sert bir hesaplaşma yaşanacak. Temsilci Massie'nin İran savaşı gerekçesiyle başlattığı azil süreci, Cumhuriyetçi Parti içindeki derin çatlağı gözler önüne seriyor.
İmpeachment süreci ve Epstein dosyası
Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'a yönelik askeri müdahale kararında yetki sınırını aştığı iddiasıyla Temsilci Thomas Massie tarafından azil istemiyle karşı karşıya. Massie'nin ofisinden yapılan açıklamaya göre, Hegseth'in savaş yetkilerini Kongre onayı olmadan kullanması, Anayasa'nın ikinci maddesinin ihlali anlamına geliyor. Öte yandan, Epstein soruşturması kapsamında Adalet Bakanlığı'nın bazı kayıtları Kongre'ye teslim etmemesi, her iki partiden milletvekillerinin tepkisini çekiyor. Temsilciler Meclisi'nin dönüşünde bu iki dosyanın yanı sıra, 2027 mali yılı bütçe görüşmeleri de gündemi belirleyecek. Cumhuriyetçi liderlik, azil sürecini yavaşlatmak için komite atamalarını geciktirme yoluna gidebilir. Ancak Massie ve müttefikleri, imza kampanyasını sürdürerek konuyu Genel Kurul'a taşımakta kararlı.
Bölgesel ve küresel etkiler
Hegseth'in azli, sadece ABD iç siyaseti değil, NATO ve Orta Doğu dengeleri açısından da kritik. İran'a yönelik olası bir askeri operasyonun Kongre onayına tabi olması, Avrupa başkentlerinde endişeyle izleniyor. Özellikle Türkiye gibi bölgesel aktörler, ABD'nin İran politikasındaki belirsizlikten doğrudan etkileniyor. Epstein dosyası ise, ABD'nin istihbarat ve yargı sistemine olan güveni sarsıyor. Kongre'nin dönüşünde yaşanacak hesaplaşma, 2028 başkanlık seçimleri öncesi Cumhuriyetçi Parti'nin yönünü belirleyecek. Ayrıca, hükümetin fonlanması krizi, olası bir hükümet kapanmasını gündeme getirebilir. Bu durum, küresel piyasaları ve savunma sanayii hisselerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'e yönelik azil süreci, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika hesaplarını yakından ilgilendiriyor. Hegseth'in İran'a yönelik sert tutumu, Türkiye'nin bölgesel denge politikasını zorlaştırırken; azil ihtimali, ABD'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığında belirsizliğe yol açabilir. Ayrıca, Epstein dosyası kapsamında Türkiye'ye yönelik herhangi bir iddianın gündeme gelmesi, iki ülke ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Kongre'nin dönüşünde alınacak kararlar, Türkiye'nin F-16 modernizasyonu ve savunma işbirliği taleplerini de etkileyecek. Bu nedenle Ankara, Washington'daki siyasi çalkantıyı dikkatle izliyor.