ABD tahvil piyasasında hedge fonların en popüler işlemi olan “baz fiyatı” (basis trade) stratejisi, zemin kaybetmeye başladı. Bloomberg’in analizine göre, bu stratejinin getirileri son haftalarda belirgin şekilde düşerken, piyasa oyuncuları alternatif arayışına yöneldi. Baz fiyatı, vadeli işlemler ile spot tahviller arasındaki fiyat farkından yararlanan bir arbitraj yöntemi. Ancak artan volatilite ve likidite daralması bu stratejiyi zorlaştırıyor.
Gelişmenin Arkasındaki Dinamikler
Hedge fonlar, 2023 yılı boyunca ABD Hazine tahvillerinde baz fiyatı arbitrajına yoğunlaştı. Strateji, vadeli işlemler ile fiziki tahviller arasındaki fiyat farkının kapatılması üzerine kuruluydu. Ancak son dönemde bu fark daraldı; Bloomberg verilerine göre, 10 yıllık Hazine vadeli işlemlerindeki baz fiyatı prime 6 baz puana kadar indi. Bu seviye, stratejinin kârlılığını sınırlıyor.
Uzun süreli düşük volatilite ve sabit faiz beklentileri, hedge fonların bu işleme yönelmesini teşvik etmişti. Ancak Fed’in faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesi, Haziran ayından itibaren piyasalarda dalgalanmayı artırdı. Özellikle Temmuz ayında açıklanan zayıf istihdam verileri ve beklenenden yüksek gelen TÜFE rakamları, tahvil piyasasında ani fiyat hareketlerine yol açtı. Bu da baz fiyatı stratejisini riske attı: hedge fonlar, pozisyonlarını korumak için daha sık marj tamamlama çağrılarıyla karşılaştı.
Likitide koşulları da kötüleşti. Bankalar, bilançolarındaki tahvil stoklarını azaltırken, piyasa yapıcılar agresif fiyatlama yapmaktan kaçınıyor. Bu durum, arbitraj fırsatlarının daha hızlı kaybolmasına neden oluyor. Bazı fon yöneticileri, işlem hacimlerini düşürdüklerini veya stratejilerini tamamen rafa kaldırdıklarını belirtiyor.
Küresel Piyasalar Üzerindeki Etkileri
Hedge fonların bu stratejiden çekilmesi, ABD tahvil piyasasında likiditeyi daha da daraltabilir. Bu, özellikle gelişmekte olan ülke piyasalarına yansıyabilir. Örneğin, Türkiye gibi ülkelerin dış borçlanma maliyetleri, ABD faizlerinin seyrine duyarlı olduğu için, tahvil oynaklığı bu ülkelerin tahvil primlerini etkileyebilir. Ayrıca, hedge fonların risk iştahındaki daralma, küresel risk iştahını da baskılayarak, TL gibi kırılgan para birimleri üzerinde ek baskı yaratabilir. Bununla birlikte, alternatif merkez bankalarının faiz politikaları da bu gelişmeden etkilenecektir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel likidite koşullarının sıkılaştığı bir dönemde Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını zorlaştırabilir. ABD tahvil piyasasındaki baz fiyatı stratejisinin gerilemesi, hedge fonların diğer piyasalara yönelik iştahını azaltabilir. Türkiye’nin CDS primleri ve tahvil faizleri, risk iştahındaki daralmaya duyarlıdır. Ancak bu etki, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerine bağlı olarak sınırlı kalabilir. Küresel risk iştahındaki bozulma, TL üzerinde baskıyı artırabilir; fakat Türkiye’nin uyguladığı makro ihtiyati tedbirler ve Merkez Bankası rezervlerindeki toparlanma, bu etkiyi bir ölçüde hafifletebilir. Özellikle swap piyasalarında Türkiye’ye karşı yüksek kaldıraçlı pozisyonların bozulması, kısa vadede dalgalanma yaratabilir.