İsrail güçlerinin işgal altındaki Batı Şeria'nın Hebron kentinde Cuma gününden bu yana 1.500'den fazla Filistinliyi evlerinden zorla çıkardığı bildirildi. Middle East Eye'ın haberine göre, Hebron'un çeşitli mahallelerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda aile yerinden edildi. Olay, bölgede zaten kırılgan olan güvenlik durumunu daha da kötüleştirdi.
Gelişmenin arka planı
Hebron, Batı Şeria'nın güneyinde yer alan ve yaklaşık 200.000 Filistinlinin yaşadığı büyük bir kent. Kentte ayrıca yasadışı Yahudi yerleşimciler de bulunuyor ve bu durum sık sık çatışmalara yol açıyor. İsrail ordusu, güvenlik gerekçesiyle sık sık bu bölgelerde operasyon düzenliyor. Son olayda, Cuma günü başlayan ve hafta sonu boyunca devam eden baskınlarda çok sayıda evin boşaltıldığı ve sakinlerinin bölgeden çıkarıldığı belirtiliyor.
Filistinli kaynaklar, yerinden edilenlerin sayısının 1.500'ü aştığını ve aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların bulunduğunu ifade ediyor. İsrail tarafı ise operasyonların "güvenlik ihtiyaçları" doğrultusunda yapıldığını savunuyor. Ancak uluslararası hukuk uzmanları, evlerinden zorla çıkarılan sivillerin durumunun Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olabileceğine dikkat çekiyor.
Bölgede son aylarda artan yerleşimci şiddeti ve İsrail güçlerinin baskınları, Filistinliler arasında büyük tepkiye neden oluyor. Hebron, 1997'de imzalanan ve kentin belirli bölgelerinde Filistin yönetimine sınırlı yetki veren protokollerin ardından hassas bir statüye sahip. Ancak İsrail, güvenlik gerekçesiyle kentin geniş kesimlerinde kontrolü elinde tutuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hebron'daki son gelişmeler, Orta Doğu barış sürecinde yeni bir tırmanma riskini beraberinde getiriyor. Filistin yönetimi, olayı uluslararası topluma taşıyarak İsrail'in eylemlerini kınama çağrısında bulundu. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi kuruluşlardan henüz resmi bir açıklama gelmedi ancak bölgesel medyada olay geniş yankı buldu.
ABD yönetimi, İsrail'in güvenlik hakkını desteklemekle birlikte sivillerin korunması gerektiğini vurguluyor. Avrupa Birliği ise yerinden edilmelerden duyduğu endişeyi dile getirdi. BM Genel Sekreteri'nin ofisi, taraflara itidal çağrısında bulundu.
Uzmanlar, Hebron'daki olayın Batı Şeria'daki genel istikrarsızlığı derinleştirebileceğini ve iki devletli çözüm perspektifini daha da zayıflatabileceğini belirtiyor. Zira zorla yerinden edilmeler, Filistinlilerin topraklarındaki varlığını azaltmayı amaçlayan yerleşimci hareketinin bir parçası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak Hebron'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. Son dönemde Türkiye-İsrail ilişkilerinde yaşanan normalleşme sürecine rağmen Ankara, Filistinlilere yönelik insan hakları ihlallerini gündeme getirmeye devam ediyor. Bu olay, Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik eleştirilerini artırmasına yol açabilir. Ayrıca bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik girişimlerini ve enerji hatları gibi ekonomik çıkarlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Filistinli mültecilere yönelik insani yardımlarını sürdürürken, bu tür olaylar kamuoyunda tepkiye neden olabilir.