İngiltere'nin en yoğun havalimanı Heathrow'a üçüncü bir pist eklenmesi planı, çevre aktivistleri ve iklim bilimcileri tarafından sert eleştirilere maruz kalıyor. Guardian yazarı George Monbiot, bu projenin ülke ve dünya için pahalı bir felaket olacağını belirterek, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın bu planı engellemesi gerektiğini ifade ediyor. Monbiot'a göre, üçüncü pist mantığa aykırı: insan hayatını kısa vadeli 'büyüme'ye feda etmemek için uçakları daha az, daha çok değil, kullanmamız gerekiyor.
Heathrow Genişlemesinin Arka Planı ve Maliyeti
Heathrow Havalimanı, Avrupa'nın en yoğun yolcu trafiğine sahip havalimanlarından biri. Uzun süredir kapasite sorunu yaşayan havalimanına üçüncü bir pist eklenmesi fikri, 2000'li yıllardan bu yana tartışılıyor. İngiltere hükümeti, ekonominin canlanması ve uluslararası bağlantıların güçlenmesi için genişlemenin şart olduğunu savunuyor. Ancak Monbiot, bu argümanın temelsiz olduğunu ve projenin ülkeye getireceği ekonomik yükün altını çiziyor. Üçüncü pistin inşası, on milyarlarca sterlinlik bir maliyetle gerçekleşecek. Bu maliyetin büyük kısmı kamu kaynaklarından veya özel yatırımcılardan karşılanacak olsa da, uzun vadede vergi mükelleflerine ciddi bir yük bindireceği öngörülüyor. Ayrıca, pistin yapımı sırasında binlerce evin yıkılması, yerel halkın yerinden edilmesi ve doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi söz konusu. Monbiot, bu tür bir kalkınmanın 'kısa vadeli büyüme' adına yapıldığını, ancak gerçek refahın insan sağlığı ve çevre korumasından geçtiğini vurguluyor.
Heathrow genişlemesinin çevresel etkileri de endişe verici. Uçak emisyonları, sera gazı salınımını artırarak iklim değişikliğini hızlandırıyor. Havacılık sektörü, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık %2-3'ünü oluşturuyor ve bu oran hızla artıyor. Üçüncü pist, yılda ek 260.000 uçuş kapasitesi yaratacak ve bu da karbon ayak izini ciddi şekilde büyütecek. Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için birçok ülke havacılık emisyonlarını azaltmaya çalışırken, İngiltere'nin tam tersi yönde adım atması eleştiriliyor. Monbiot, "Eğer insan hayatını kısa vadeli 'büyümenin' üstünde tutacaksak, uçakları daha az kullanmalıyız, daha çok değil" diyor. Ayrıca, hava kirliliği ve gürültü kirliliği, Londra ve çevresinde yaşayan milyonlarca insanın sağlığını olumsuz etkileyecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Heathrow'un genişlemesi sadece İngiltere'yi değil, küresel iklim politikalarını da etkiliyor. İngiltere, 2050'ye kadar net sıfır emisyon hedefi koymuş durumda. Ancak havacılık sektöründeki büyüme, bu hedefe ulaşmayı zorlaştırıyor. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve Birleşmiş Milletler, havacılık emisyonlarını sınırlamak için çeşitli mekanizmalar geliştirse de, üçüncü pist gibi projeler bu çabaları baltalıyor. Avrupa Birliği'nde de benzer tartışmalar yaşanıyor; bazı ülkeler kısa mesafeli uçuşları yasaklarken, İngiltere'nin havalimanı kapasitesini artırması tutarsız bir politika olarak görülüyor. Monbiot, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'a seslenerek, bölgesel liderlerin bu projeye karşı çıkması gerektiğini söylüyor. Burnham, daha önce çevre politikalarına duyarlılığıyla biliniyor ve yerel yönetimlerin iklim krizinde öncü rol oynayabileceğini savunuyor. Eğer Burnham ve diğer yerel yöneticiler Heathrow genişlemesine karşı durursa, bu, iklim hareketi için önemli bir zafer olabilir.
Küresel havacılık endüstrisi, COVID-19 salgını sonrası toparlanma sürecinde. Ancak bu toparlanmanın çevre dostu bir şekilde mi yoksa eski alışkanlıklarla mı olacağı belirsiz. Monbiot ve diğer eleştirmenler, havacılıkta teknolojik çözümlere (örneğin elektrikli uçaklar veya sürdürülebilir yakıtlar) güvenmenin yeterli olmadığını, talep yönetiminin de şart olduğunu belirtiyor. Uçuş sayısını azaltmak, yüksek hızlı tren gibi alternatiflere yatırım yapmak ve iş seyahatlerini sanal toplantılarla ikame etmek gibi önlemler öneriliyor. Heathrow'un genişlemesi, tam da bu alternatiflerin önünde bir engel teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Heathrow'un genişlemesi, Türkiye'nin iklim politikaları ve havacılık sektörü için dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. İngiltere'nin havacılık emisyonlarını artırması, küresel iklim hedeflerini zorlaştırarak Türkiye gibi ülkelerin de daha fazla çaba göstermesini gerektirebilir. Ayrıca, İstanbul Havalimanı gibi büyük ölçekli projelerle rekabet eden Heathrow'un kapasite artışı, transit uçuşlarda rekabeti kızıştırabilir. Türkiye, kendi havacılık genişlemesini çevresel kaygılarla dengelemeli ve sürdürülebilir bir yol izlemeli. Bu haber, Türkiye'nin iklim taahhütlerini gözden geçirmesi için bir uyarı niteliğinde.