Londra Heathrow Havalimanı'nın CEO'su Thomas Woldbye, havalimanının 33 milyar sterlinlik üçüncü pist projesinin hayata geçirilmesi için Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'ın yıl sonuna kadar açık destek vermesi gerektiğini belirtti. Woldbye, Financial Times'a yaptığı açıklamada, başbakanın genişleme planını kamuoyu önünde savunmaması halinde projeyi 'yeniden değerlendirmek' zorunda kalacaklarını ifade etti. Heathrow, Avrupa'nın en yoğun havalimanlarından biri ve kapasite sıkıntısı nedeniyle yıllardır yeni pist tartışmalarına sahne oluyor.
Projenin arka planı ve ekonomik önemi
Heathrow'un üçüncü pist inşaatı, Birleşik Krallık'ın en büyük altyapı projelerinden biri olarak görülüyor. Havalimanı yönetimi, yeni pistin ülkeye yıllık milyarlarca sterlinlik ekonomik katkı sağlayacağını ve on binlerce iş imkanı yaratacağını savunuyor. Ancak proje, çevresel kaygılar ve yerel muhalefet nedeniyle uzun süredir tartışmalı. İngiltere hükümeti daha önce 2050 net sıfır hedefleri doğrultusunda çevresel etkilerin dikkate alınacağını belirtmişti. Woldbye'nin açıklaması, hükümetten gelecek somut bir taahhüt beklentisini yansıtıyor. Heathrow, pandemi sonrası toparlanma sürecinde yolcu trafiğinde artış yaşasa da, kapasite kısıtları nedeniyle rakip Avrupa havalimanlarına kıyasla rekabet gücünü korumakta zorlanıyor. Projenin 2029'da başlaması ve 2030'ların başında tamamlanması öngörülüyor.
Havalimanı yönetimi, genişleme olmadan Birleşik Krallık'ın küresel ticaret ve turizm merkezi olarak konumunu kaybedebileceği uyarısında bulunuyor. Woldbye, hükümetin desteğinin projenin finansmanı ve planlama süreci için kritik olduğunu vurguladı. İngiltere Ulaştırma Bakanlığı'ndan henüz resmi bir yanıt gelmedi. Başbakan Starmer ise geçtiğimiz aylarda altyapı yatırımlarına öncelik vereceklerini açıklamış ancak Heathrow projesine özel bir taahhütte bulunmamıştı.
Küresel havacılık ve ekonomi boyutu
Heathrow'un genişleme planı, küresel havacılık sektörünün pandemi sonrası yeniden yapılanma çabalarının bir parçası. Avrupa'da Frankfurt, Amsterdam Schiphol ve Paris Charles de Gaulle gibi havalimanları da kapasite artırımı için yatırımlarını sürdürüyor. Heathrow'un geri kalması, Birleşik Krallık'ın uluslararası bağlantı gücünü zayıflatabilir. Ayrıca proje, İngiltere'nin yeşil dönüşüm hedefleriyle çelişip çelişmeyeceği konusunda da tartışma yaratıyor. Hükümetin onayı, sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevre politikaları açısından da bir test niteliğinde. Woldbye'nin açıklaması, özel sektörün belirsizlikten rahatsız olduğunu ve hükümetten net bir yol haritası beklediğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Heathrow'un genişleme kararı, Türk havacılık ve turizm sektörünü dolaylı olarak etkileyebilir. İstanbul Havalimanı, son yıllarda küresel bir aktarma merkezi olma iddiasıyla öne çıkarken, Heathrow'un kapasite kısıtları Türk Hava Yolları'nın Londra uçuşlarında slot sıkıntısı yaşamasına yol açabilir. Ayrıca projenin ertelenmesi veya iptali, Avrupa'da havacılık rekabetini etkileyerek Türkiye'nin transit yolcu payını artırma fırsatı yaratabilir. Ancak İngiltere'nin ekonomik belirsizliği, Türkiye'ye yönelik doğrudan yatırım ve ticaret hacmini de sınırlayabilir. Türk iş dünyası, İngiltere pazarına erişimde havacılık altyapısının güçlü kalmasını önemsiyor.