İngiltere'nin iklim danışma organı İklim Değişikliği Komitesi (CCC), Heathrow Havalimanı'nın genişletilmesinin ülkenin 2050 net sıfır emisyon hedefini ciddi şekilde tehlikeye atacağı uyarısında bulundu. Komiteye göre, mevcut politikalar ve planlanan genişleme senaryosunda havacılık sektörü, 2050 yılında İngiltere'nin toplam karbondioksit (CO2) emisyonlarının %80'ine kadar sorumlu hale gelebilir. Bu oran, 1990 seviyelerine kıyasla tüm ekonomi genelinde %100'e yakın bir azaltım gerektiren yasal bağlayıcı net sıfır hedefiyle çelişiyor.
Havacılık Emisyonlarındaki Artış Eğilimi
İngiltere'de havacılık emisyonları halihazırda toplam emisyonların yaklaşık %7'sini oluşturuyor. Ancak karayolu taşımacılığı, enerji üretimi ve sanayi gibi diğer sektörlerde hızlı bir dekarbonizasyon yaşanırken, havacılık emisyonlarındaki düşüş çok daha yavaş ilerliyor. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) verilerine göre, küresel havacılık emisyonları 2020'de COVID-19 salgını nedeniyle geçici olarak düşse de, seyahat kısıtlamalarının kalkmasıyla hızla toparlandı ve pandemi öncesi seviyelere yaklaştı.
CCC'nin analizi, Heathrow'a üçüncü pistin eklenmesi durumunda yıllık uçuş sayısının yaklaşık 740.000'e çıkacağını ve bunun ek 7 milyon ton CO2 salımına neden olacağını gösteriyor. Komite, bu ek emisyonların ancak çok pahalı ve henüz kanıtlanmamış karbon yakalama ve depolama teknolojileriyle dengelenebileceğini, bunun da diğer sektörler üzerinde aşırı yük oluşturacağını belirtiyor.
Hükümetin resmi iklim danışmanı olan CCC, geçmişte de Heathrow genişlemesine karşı çekincelerini dile getirmişti. 2019'da yayımlanan "Net Zero: The UK's contribution to stopping global warming" raporunda, havacılık talebinin yönetilmesi gerektiği vurgulanmıştı. Komite, uluslararası havacılık emisyonlarının Paris Anlaşması kapsamında ele alınması için küresel bir mekanizma çağrısı yapıyor.
Politik ve Ekonomik Gerilimler
Heathrow genişlemesi, İngiltere'de uzun süredir tartışmalı bir konu. İş dünyası ve havacılık sektörü, genişlemenin ekonomik büyümeyi destekleyeceğini, istihdam yaratacağını ve İngiltere'nin küresel bir havacılık merkezi olarak konumunu güçlendireceğini savunuyor. Havalimanı yönetimi, yeni pistin 2030'ların başında açılması halinde ülke ekonomisine 61 milyar sterlin katkı sağlayacağını ve 70.000 yeni iş imkanı yaratacağını öne sürüyor.
Ancak iklim aktivistleri ve çevre örgütleri, genişlemenin iklim taahhütleriyle bağdaşmadığını belirtiyor. Geçtiğimiz yıl Yüksek Mahkeme, Heathrow genişlemesine ilişkin planların iklim değişikliği taahhütleriyle uyumlu olmadığı gerekçesiyle iptal etmişti. Hükümet ise 2022'de Jet Zero stratejisini yayımlayarak 2050'ye kadar havacılıkta net sıfır emisyona ulaşma hedefini koydu, ancak eleştirmenler bu stratejinin belirsiz teknolojilere dayandığını ve yeterli somut adım içermediğini söylüyor.
Ulaştırma Bakanlığı sözcüsü, "Havacılık sektörü ekonomimiz için hayati önem taşıyor ve genişleme kararları alınırken iklim hedeflerimizle uyumlu olmasına dikkat ediyoruz" dedi. Ancak CCC'nin son raporu, mevcut politikaların yetersiz olduğunu ve havacılık emisyonlarının 2050'de toplamın büyük bir kısmını oluşturacağını ortaya koyuyor.
Küresel Havacılık ve İklim Diplomasisi
Havacılık emisyonları, uluslararası iklim müzakerelerinde zorlu bir konu olarak öne çıkıyor. Uluslararası havacılık, ülke bazlı emisyon envanterlerine dahil edilmediği için Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması kapsamında doğrudan ele alınmıyor. Bunun yerine ICAO çatısı altında Korsia (Carbon Offsetting and Reduction Scheme for International Aviation) gibi mekanizmalarla yönetilmeye çalışılıyor. Ancak bu mekanizmalar, gerçek emisyon azaltımından çok denkleştirmeye dayandığı için eleştiriliyor.
Avrupa Birliği, havacılık emisyonlarını kendi Emisyon Ticaret Sistemi'ne (ETS) dahil etmiş durumda ve Avrupa içi uçuşlarda sürdürülebilir havacılık yakıtları (SAF) kullanımını teşvik ediyor. Brexit sonrası İngiltere, AB ETS'den ayrıldı ve kendi ETS'sini kurdu, ancak havacılık sektörünün bu sistemdeki yeri hala belirsizliğini koruyor.
CCC'nin uyarısı, diğer ülkelerin de havacılık genişleme planlarını yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. Fransa, Amsterdam Schiphol ve Almanya'daki bazı havalimanları da benzer şekilde kapasite artırımı ile çevre hedefleri arasında denge kurmaya çalışıyor. İngiltere'nin kararı, küresel havacılık politikaları için emsal teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Heathrow genişlemesi ve havacılık emisyonlarındaki artış, Türkiye'yi birkaç açıdan ilgilendiriyor. Öncelikle, İstanbul Havalimanı küresel bir aktarma merkezi olma hedefiyle Heathrow ile rekabet ediyor; Heathrow'un genişlemesi bu rekabette dengeleri değiştirebilir. İkincisi, Türkiye'nin Paris Anlaşması kapsamındaki 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda havacılık sektörünü dönüştürmesi gerekiyor. Türk Hava Yolları, filosunu gençleştirerek ve SAF kullanımını artırarak emisyon azaltımına çalışsa da, hızlı büyüme emisyonları yukarı çekiyor. Avrupa'nın havacılık emisyonlarına yönelik sıkılaşan düzenlemeleri, Türkiye'den Avrupa'ya yapılan uçuşları ve Türk havayollarının maliyetlerini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, hem ulusal iklim politikalarında hem de uluslararası havacılık müzakerelerinde proaktif bir tutum izlemek durumunda.