ABD Hazine Bakanlığı, borç geri alım programını iki katına çıkararak piyasalara 120 milyar dolarlık likidite sağlama kararı alırken, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik “ekonomik savaş” ilanı, küresel enerji ve finans piyasalarında yeni bir belirsizlik dalgası yarattı. Bloomberg’in “The Asia Trade” programında ele alınan gelişmeler, Asya borsalarının açılışında risk algısını olumsuz etkiledi ve yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden oldu.
Gelişmenin arka planı: Hazine’nin hamlesi ve piyasa etkileri
ABD Hazine Bakanlığı, 2026 mali yılı itibarıyla borç geri alım programını aylık 10 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkardığını açıkladı. Bu karar, devlet tahvili piyasasındaki likidite sıkışıklığını gidermeyi ve uzun vadeli faiz oranlarını dengelemeyi hedefliyor. Program kapsamında Hazine, vadesi 10 yıl ve üzerindeki tahvilleri geri satın alarak piyasaya para enjekte edecek. Uzmanlar, bu adımın kısa vadede tahvil fiyatlarını destekleyebileceğini ancak uzun vadede enflasyonist baskıları artırabileceğini belirtiyor.
Öte yandan, Başkan Trump’ın İran’a yönelik yeni yaptırım kararları, petrol arzına ilişkin endişeleri beraberinde getirdi. Yaptırımlar, İran’ın ham petrol ihracatını hedef alırken, ülkenin bankacılık ve sigortacılık sektörüne de kısıtlamalar getiriyor. Trump yönetimi, İran’ın nükleer programına dair müzakerelerin durma noktasına gelmesinin ardından “maksimum baskı” politikasını yeniden devreye soktu. İran’ın buna karşılık Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunması, enerji fiyatlarının yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu.
Bölgesel veya küresel boyut: Asya piyasaları ve petrol fiyatları
Bloomberg TV’nin Sidney stüdyosundan canlı yayınlanan programda konuşan analistler, Asya borsalarında kayıpların derinleşebileceğini öngörüyor. Japon Nikkei endeksi yüzde 1,2, Güney Kore KOSPI endeksi ise yüzde 0,8 değer kaybetti. Çin’de ise Şanghay Bileşik Endeksi hafif artışla yatay seyrediyor. Petrol fiyatları, Brent türü ham petrol varil başına 78 dolardan 82 dolara yükselerek son iki ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Uzmanlar, bu artışın enflasyon beklentilerini körükleyeceğini ve merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemek zorunda kalabileceğini ifade ediyor.
İran ile ABD arasındaki gerilim, sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda Ortadoğu’daki jeopolitik dengeyi de etkiliyor. İsrail’in de dahil olduğu bölgesel aktörler, tırmanan gerginlik karşısında temkinli bir tutum sergiliyor. Bu durum, gelişmekte olan ülke piyasalarına sermaye akışını yavaşlatırken, yatırımcıların dolar varlıklarına yönelmesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’la komşuluk ilişkileri ve enerji bağımlılığı nedeniyle bu gerilimden doğrudan etkilenebilir. ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar, Türkiye’nin doğalgaz ve petrol ithalatında alternatif kaynak arayışını hızlandırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin İran’la olan ticaret hacmi, yaptırımlar nedeniyle daralabilir; bu da cari açık üzerinde baskı yaratabilir. Küresel piyasalardaki dalgalanma, Türk lirasının değerini olumsuz etkilerken, TCMB’nin faiz politikalarını şekillendirmede daha temkinli davranmasını gerektirebilir. Öte yandan, Türkiye’nin enerji maliyetlerindeki artış, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir.