Hawaii Valisi Josh Green, eyaletin Oʻahu adasının kuzey kıyısında inşa edilmesi planlanan ve kamuoyunda büyük tartışmalara yol açan gondol (teleferik) projesini durduran yasa tasarısını imzaladı. Vali Green'in imzasıyla yürürlüğe giren yasa, Waimea Vadisi ile Pupukea'nın yukarı kesimleri arasında yapılması öngörülen teleferik hattının inşasını fiilen imkânsız hale getiriyor. Proje, bölgenin doğal güzelliklerini bozacağı, kültürel mirasa zarar vereceği ve çevreyi olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle yerel halk, çevre örgütleri ve Hawaii yerlilerinin yoğun protestolarına hedef olmuştu.
Gelişmenin arka planı
Teleferik projesi ilk olarak 2023 yılında Hawaii merkezli bir özel şirket tarafından duyurulmuştu. Şirket, Oʻahu'nun Kuzey Sahili'ndeki popüler turistik bölgelere çevre dostu bir ulaşım alternatifi sunmayı amaçladığını belirtiyordu. Ancak proje kısa sürede bölge sakinleri ve çevre aktivistlerinin tepkisini çekti. Eleştirmenler, 2,5 kilometrelik teleferik hattının yağmur ormanları, tarihi tarım terasları ve kutsal kabul edilen kültürel alanlardan geçeceğini; ayrıca bölgedeki kuş türleri ve bitki örtüsü üzerinde geri dönülemez hasarlara yol açacağını öne sürdü.
Yerli Hawaii toplulukları da projeye karşı çıkarak bölgenin kutsal topraklar olduğunu ve teleferiğin bu kültürel mirası ihlal edeceğini ifade etti. Protestoların büyümesi üzerine Hawaii Eyalet Meclisi, projenin devamını engelleyecek bir yasa tasarısını görüşmeye aldı. Tasarı, geçtiğimiz hafta her iki kanattan da oy birliğiyle geçtikten sonra Vali Green'in masasına ulaştı. Vali, yasayı imzalarken yaptığı açıklamada, "Kuzey Sahili'nin doğal ve kültürel zenginliğini korumak bizim sorumluluğumuzdur" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hawaii'deki bu karar, dünya genelinde artan turizm baskısı ve çevre koruma arasındaki gerilime önemli bir örnek teşkil ediyor. Ada ekosistemleri, iklim değişikliğine karşı en hassas bölgeler arasında yer alırken, kitlesel turizmin yarattığı tahribat birçok yerde tartışma konusu. Hawaii gibi turizme bağımlı bir eyalette, doğal alanların korunması ile ekonomik kalkınma arasındaki denge hassas bir konu. Karar, diğer Pasifik adaları ve benzer ekosistemlere sahip bölgeler için de emsal niteliği taşıyabilir. Özellikle Fiji, Bali veya Maldivler gibi turistik adalarda benzer altyapı projelerinin önü açılmadan önce çevresel ve kültürel etki değerlendirmelerinin ne kadar ciddiye alınması gerektiği konusunda bir uyarı niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında benzer çevre-turizm gerilimleri yaşamaktadır. Hawaii'deki bu karar, doğal ve kültürel miras alanlarının korunması konusunda Türkiye'deki yerel yönetimler ve merkezi hükümet için de bir örnek teşkil edebilir. Özellikle Muğla, Antalya gibi turizm bölgelerinde benzer teleferik veya büyük ölçekli turizm projeleri planlanırken, çevresel etki değerlendirmelerinin şeffaflığı ve yerel halkın katılımı kritik önem taşımaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin sürdürülebilir turizm hedefleri doğrultusunda, bu tür uluslararası örnekler dikkate alınarak daha dengeli politikalar geliştirilebilir.