Güney Kore'nin önde gelen savunma sanayi şirketlerinden Hanwha Ocean, 23 Temmuz 2026'da Geoje tersanesinde düzenlenen törenle, Kore Cumhuriyeti Donanması (ROKN) için inşa edilecek 6'ncı FFX Batch III fırkateyninin omurgasını döşedi. H.7063 kuyruk numaralı gemi, toplam altı gemiden oluşan programın son gemisi olma özelliğini taşıyor. Omurga döşeme töreni, geminin inşa sürecinin resmi olarak başladığını simgelerken, Hanwha Ocean'ın deniz platformlarındaki üretim kabiliyetini bir kez daha gözler önüne serdi.
FFX Batch III Programı ve Teknik Özellikler
FFX Batch III fırkateynleri, Güney Kore Donanması'nın Incheon sınıfı (FFX Batch I) ve Daegu sınıfı (FFX Batch II) fırkateynlerinin ardından gelen üçüncü nesil fırkateyn projesidir. Program kapsamında, 2021'den itibaren art arda sipariş edilen gemilerin, 2027 ile 2030 yılları arasında donanmaya teslim edilmesi planlanıyor. Yeni fırkateynler, 128 metre uzunluğa, 14,6 metre genişliğe ve yaklaşık 3.600 ton deplasmana sahip.
Gemiler, gelişmiş savaş yönetim sistemi (CMS), AESA radar, dikey fırlatma sistemi (VLS) ve torpido karşı önlem sistemleri gibi modern donanımlarla donatılacak. Özellikle, Chungnam sınıfı olarak da bilinen bu fırkateynler, denizaltı savunma harbi (ASW) ve hava savunma harbi (AAW) görevlerinde üstün yetenekler sunmayı hedefliyor. Ayrıca, Siit ve Hong Siit füzeleri ile K745 Cheong Sangeo torpidoları gibi yerli mühimmatların yanı sıra, düşük gözlenebilirlik (stealth) özellikleriyle de radar kesit alanını en aza indirecek şekilde tasarlandı.
Hanwha Ocean, bu projede ana yüklenici olarak görev alırken, gemilerin inşasında yerli üretim oranını yüksek tutmayı amaçlıyor. Şirket, 2024 yılında imzalanan 6'ncı gemi sözleşmesinin ardından üretim sürecine hız verdi. Omurga döşeme törenine, Güney Kore Donanması yetkilileri, Hanwha Ocean üst düzey yöneticileri ve savunma sanayi temsilcileri katıldı.
Bölgesel ve Küresel Savunma Bağlamı
FFX Batch III programı, Güney Kore'nin deniz kuvvetlerini modernize etme ve bölgesel güvenlik tehditlerine karşı caydırıcılık kapasitesini artırma stratejisinin önemli bir parçası. Kuzey Kore'nin denizaltı ve balistik füze tehditlerine karşı geliştirilen bu fırkateynler, aynı zamanda Çin ve Japonya ile yaşanan deniz yetki alanı ihtilaflarında da kullanılmak üzere dizayn edildi. Program, Güney Kore'nin savunma sanayisinde teknolojik bağımsızlık hedefini de destekliyor; gemi inşasında kullanılan birçok sistem yerli firmalar tarafından geliştirildi.
Güney Kore'nin bu hamlesi, Asya-Pasifik bölgesinde artan deniz gücü rekabetine işaret ediyor. Ülke, 2030'lu yıllarda filosunu Asya'nın en modern donanmalarından biri haline getirmeyi planlıyor. Bu kapsamda, FFX programının yanı sıra KDX-III destroyerleri ve Dokdo sınıfı amfibi hücum gemileri gibi büyük ölçekli projeler de yürütülüyor. Hanwha Ocean'ın bu projelerdeki rolü, şirketi küresel savunma pazarında da öne çıkarıyor; özellikle Norveç, Polonya ve Kanada gibi ülkelerle fırkateyn ihracatı görüşmeleri sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk savunma sanayisi ve deniz kuvvetleri perspektifinden dolaylı ancak önemli bir örnek teşkil ediyor. Güney Kore'nin fırkateyn üretimindeki hız ve başarı, Türkiye'nin MİLGEM projesi ve İstanbul sınıfı fırkateynler gibi milli gemi programlarında benzer bir yaklaşımın önemini vurguluyor. Hanwha Ocean'ın ihracat başarıları, Türk tersanelerinin küresel pazarda rekabet gücünü artırma çabalarına bir referans olabilir. Öte yandan, Kore savaşı sırasındaki tarihi bağlar ve iki ülke arasındaki savunma işbirlikleri (örneğin, K2 tankı ve F-35 motorları gibi projelerdeki ortaklıklar) bu alandaki sinerjiyi güçlendiriyor. Türkiye, kendi deniz platformlarını geliştirirken benzer teknolojileri yerelleştirme ve ihracata yönelik üretim kapasitesi hedefleri açısından bu programları yakından takip ediyor.