Çin'in doğusundaki Hangzhou kentinde, Ağustos ayında yaşanan şiddetli Dolfin Tayfunu sırasında 110 binden fazla teslimat kuryesi, cep telefonlarına dakikalar içinde otomatik uyarılar ve kişiselleştirilmiş güvenlik talimatları aldı. Kentin yapay zeka destekli 'şehir beyni' sistemi, kuryelerin en yakın sığınaklara yönlendirilmesini sağlayan 'kurye kodu' uygulamasıyla afet yönetiminde yeni bir sayfa açtı. Bu gelişme, akıllı şehir teknolojilerinin kriz anlarında nasıl hayat kurtarabildiğini gözler önüne seriyor.
Şehir beyni nasıl çalışıyor?
Hangzhou yönetimi, birkaç yıl önce başlattığı 'şehir beyni' projesiyle kameralar, sensörler, mobil uygulamalar ve veri tabanlarını tek bir merkezde birleştirdi. Yapay zeka algoritmaları, gerçek zamanlı olarak trafik akışını, hava durumunu ve acil durum sinyallerini analiz ediyor. Dolfin Tayfunu yaklaşırken sistem, kuryelerin konum verilerini ve çalışma saatlerini dikkate alarak her birine özel uyarılar gönderdi. Kuryeler, telefonlarındaki 'kurye kodu' sayesinde tek dokunuşla en güvenli sığınağa yönlendirildi. Sistem ayrıca, rüzgar hızı ve yağış miktarı gibi verilere göre riskli bölgelerde çalışmayı geçici olarak durdurdu.
Hangzhou, Çin'in teknoloji devi Alibaba'nın merkezi olarak biliniyor ve şehir yönetimi uzun süredir dijital dönüşüm yatırımları yapıyor. Yerel yetkililer, 'şehir beyni'nin sadece afet yönetimi değil, aynı zamanda trafik sıkışıklığını azaltma, enerji tasarrufu ve kamu güvenliği gibi alanlarda da kullanıldığını belirtiyor. Ancak bu tür sistemler, veri gizliliği ve gözetim endişelerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, vatandaşların konum ve çalışma verilerinin nasıl toplandığı ve saklandığı konusunda şeffaflık çağrısı yapıyor.
Küresel ölçekte akıllı şehir yarışı
Hangzhou'nun deneyimi, dünya genelinde akıllı şehir uygulamalarına ilham veriyor. Singapur, Seul ve Amsterdam gibi kentler de benzer yapay zeka tabanlı kriz yönetim sistemleri geliştiriyor. Çin, 2025 yılına kadar ülke çapında 100'den fazla akıllı şehir pilotu oluşturmayı hedefliyor. Ancak bu sistemlerin etkinliği, veri kalitesine ve algoritmaların doğruluğuna bağlı. Ayrıca, afet anında iletişim altyapısının çökmemesi kritik önem taşıyor. Hangzhou'da tayfun sırasında sistemin kesintisiz çalışması, güçlü bir altyapı ve yedeklilik planının sonucu olarak değerlendiriliyor.
Türkiye gibi deprem riski yüksek ülkeler için de benzer sistemler potansiyel taşıyor. Özellikle İstanbul gibi megakentlerde, afet yönetimi için yapay zeka destekli erken uyarı sistemleri geliştirilebilir. Ancak bu tür projelerin başarısı, yerel yönetimlerin teknolojiye yatırımı, veri paylaşımı ve toplumun bilinçlendirilmesine bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, deprem ve sel gibi doğal afetlerle sık karşılaşan bir ülke olarak, Hangzhou'nun 'şehir beyni' modelini yakından takip etmeli. Özellikle büyükşehirlerde, afet anında vatandaşlara anlık ve kişiselleştirilmiş uyarılar gönderebilecek yapay zeka sistemleri, can kaybını azaltabilir. Ancak bu tür sistemlerin kurulması yüksek maliyet gerektiriyor ve veri gizliliği düzenlemeleriyle uyumlu olması şart. Türkiye'nin yerli ve milli teknoloji hamlesi kapsamında, akıllı şehir uygulamalarına yönelik Ar-Ge çalışmaları hızlandırılabilir. Ayrıca, Çin ile teknoloji işbirliği, özellikle afet yönetimi alanında bilgi paylaşımını içerebilir.