Hamas'ın üst düzey yetkililerinden Basem Naim, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Ocak ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını 3.500'den fazla kez ihlal ettiğini öne sürdü. Hamas Siyasi Büro üyesi olan Naim, Perşembe günü sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ihlallerin ateşkesin ilk gününden itibaren başladığını ve halen devam ettiğini belirtti. Naim, ihlallerin hava saldırıları, topçu atışları, keskin nişancı ateşi ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıları kapsadığını ifade etti. Açıklamada ayrıca, İsrail güçlerinin ateşkes bölgelerine izinsiz giriş yaptığı ve Filistinli sivillerin evlerine dönüşünü engellediği iddia edildi.
Ateşkesin Arka Planı ve İhlal İddiaları
Gazze'deki ateşkes, Mısır ve Katar arabuluculuğunda 19 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girmişti. Anlaşma, Hamas ile İsrail arasında 11 gün süren şiddetli çatışmaların ardından imzalanmıştı. Taraflar, anlaşma kapsamında sivillerin korunması, insani yardım geçişlerine izin verilmesi ve Filistinli balıkçıların denize erişiminin kolaylaştırılması gibi maddeler üzerinde mutabık kalmıştı. Ancak Naim'in açıklamasına göre İsrail, anlaşmanın ruhuna aykırı şekilde hareket ediyor. Naim, ihlallerin detaylı bir listesini hazırladıklarını ve bunu uluslararası kuruluşlara sunacaklarını söyledi. Hamas yetkilisi ayrıca, İsrail'in insani yardım koridorlarına yönelik saldırılarının 200'den fazla sivilin ölümüne neden olduğunu iddia etti. Bu iddialar, çatışmanın ardından bölgede hassas bir dengenin korunmaya çalışıldığı bir dönemde gündeme geldi.
Bölgesel Tepkiler ve Uluslararası Boyut
Naim'in açıklamaları, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Mısır ve Katar, tarafları ateşkese uymaya çağırırken, Birleşmiş Milletler Gazze'deki insani durumun kritik olduğunu vurguladı. BM verilerine göre, ateşkes sonrasında yaklaşık 2 milyon Filistinli hala temel ihtiyaçlara erişimde zorluk çekiyor. Öte yandan İsrail, Hamas'ın iddialarını henüz resmi olarak yalanlamadı ancak daha önceki açıklamalarında anlaşmaya bağlı kaldığını savunmuştu. Bölgedeki analistler, karşılıklı suçlamaların kalıcı bir barış anlaşmasının önündeki en büyük engel olduğunu belirtiyor. Ateşkesin ihlal edildiği yönündeki iddialar, taraflar arasındaki güvensizliği artırırken, yeni bir çatışma dalgası endişesini de beraberinde getiriyor. Özellikle Ramazan ayına girilirken artan gerilim, bölgesel istikrar açısından risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği geleneksel destek ve bölgedeki arabuluculuk çabaları açısından önem taşıyor. Türkiye, daha önce Hamas ile diplomatik ilişkilerini sürdüren nadir ülkelerden biri olarak, ateşkesin korunması için aktif bir rol oynamıştı. İhlal iddiaları, Ankara'nın hem İsrail hem de Filistinli gruplarla olan angajmanını yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Ekonomik boyutta ise, Gazze'deki istikrarsızlık Doğu Akdeniz enerji projelerini ve bölgesel ticaret yollarını etkileyebilir. Türkiye, insani yardım koridorlarının açık kalması ve sivil kayıpların önlenmesi için uluslararası platformlarda girişimlerde bulunabilir. Ayrıca, bu durum Türkiye'nin Katar ve Mısır ile ortak arabuluculuk çabalarını hızlandırmasına yol açabilir.