Hamas, Gazze Şeridi'ndeki fiili yönetimini sona erdirme ve yetkilerini Birleşmiş Milletler (BM) destekli bir komiteye devretme kararı aldı. Hamas'ın kontrolündeki Hükümet Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail el-Sevabta, 6 Temmuz'da düzenlediği basın toplantısında, Gazze'deki günlük işlerin yürütülmesi için sadece 'teknik ve profesyonel kadroların' görevlerine devam edeceğini açıkladı. Bu karar, Hamas'ın 2007'den bu yana süren fiili yönetiminde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Hamas'ın yönetimdeki değişim stratejisi
Hamas'ın bu hamlesi, uzun süredir devam eden abluka ve İsrail ile çatışmaların ardından bölgede siyasi bir dönüşüm sinyali olarak yorumlanıyor. El-Sevabta, kararın Gazze halkının ihtiyaçlarını daha etkin bir şekilde karşılamak ve bölgedeki istikrarı sağlamak amacıyla alındığını belirtti. Hamas'ın Gazze'deki sivil yönetimini feshetmesi, aslında 2017'de kabul edilen yeni siyasi belgeyle uyumlu bir adım. Bu belgede Hamas, Mısır ve diğer Arap ülkelerinin arabuluculuğunda Filistin Yönetimi ile bir uzlaşıya varılması halinde Gazze'nin idaresini devretmeye hazır olduğunu ifade etmişti.
BM destekli komite, Gazze'nin yeniden inşası ve temel hizmetlerin sağlanması konusunda koordinasyon rolü üstlenecek. Bu komite, Filistin Yönetimi, BM ve diğer uluslararası kuruluşların temsilcilerinden oluşacak. Hamas'ın bu adımı, uluslararası toplum tarafından memnuniyetle karşılanırken, İsrail yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak İsrail'in, Hamas'ın askeri kanadına yönelik endişeleri devam ediyor ve bu komitenin güvenlik konularında ne kadar yetki sahibi olacağı belirsiz.
Bölgesel ve küresel boyutu: Gazze'de yeni bir dönem mi?
Hamas'ın bu kararı, bölgedeki siyasi dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor. Mısır ve Katar gibi ülkeler, Filistin iç uzlaşısını desteklerken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de bu süreci yakından takip ediyor. BM'nin rolü, Gazze'de insani yardımların ulaştırılması ve altyapının yeniden inşası açısından kritik önem taşıyor. Ancak Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi'nin, Hamas'ın bu hamlesini samimi bulup bulmadığı tartışmalı. Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, daha önce Hamas'ın Gazze'deki fiili yönetimini meşru kabul etmediğini ve tüm Filistin topraklarının tek bir otorite altında birleşmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Küresel ölçekte, uluslararası toplum bu gelişmeyi olumlu karşılarken, ABD ve Avrupa Birliği'nin de Hamas'ın siyasi kanadına yönelik yaptırımlarını gözden geçirmesi bekleniyor. Ancak Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın silahsızlandırılması konusu, herhangi bir kalıcı çözümün önünde engel olarak duruyor. İsrail, Hamas'ı hala terör örgütü olarak tanımlıyor ve bu komitenin güvenlik konularında etkili olup olamayacağını sorguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve Hamas ile kurduğu siyasi ilişkilerle biliniyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ankara, daha önce Filistinli gruplar arasında uzlaşı sağlanması için çaba göstermişti. Hamas'ın BM destekli bir komiteye yetki devretmesi, Türkiye'nin desteklediği Filistin iç uzlaşısına katkı sağlayabilir. Ancak bu sürecin başarıya ulaşması, İsrail'in tutumu ve uluslararası toplumun sağlayacağı somut destekle yakından ilişkili. Türkiye, bu geçiş sürecinde teknik ve insani yardım sağlayarak Gazze'de istikrarın tesisi için önemli bir aktör olabilir.