ABD'de geçici koruma statüsüne (TPS) sahip Haitililerin sayısı yaklaşık 300 bin. Bu kişilerin yüzde 15'inden fazlası sağlık ve bakım sektörlerinde çalışıyor. TPS'nin sona ermesi halinde, özellikle yaşlı bakımı ve evde bakım hizmetlerinde ciddi bir personel eksikliği yaşanabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, bu durumun ABD'deki bakım krizini derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
TPS nedir ve neden önemli?
Geçici Koruma Statüsü (TPS), ülkelerindeki savaş, doğal afet veya olağanüstü durumlar nedeniyle vatandaşlarının geçici olarak ABD'de kalmasına izin veren bir program. ABD hükümeti, insani gerekçelerle Haiti için ilk kez 2010'daki yıkıcı depremin ardından TPS ilan etti. O tarihten bu yana düzenli olarak yenilenen statü, Donald Trump yönetimi döneminde sonlandırılmak istenmiş ancak mahkeme kararlarıyla bloke edilmişti.
Haitililerin TPS statüsü şu an için 3 Haziran 2024'e kadar geçerli. Ancak Biden yönetimi, statünün yenilenmesi konusunda henüz net bir tutum belirlemedi. Bu belirsizlik, ABD'de hem işverenleri hem de çalışanları endişelendiriyor.
Bakım sektörüne etkisi
Yapılan araştırmalar, TPS sahibi bireylerin genel ABD iş gücüne kıyasla sağlık ve sosyal yardım alanlarında çalışma oranının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Özellikle evde bakım hizmetleri, yaşlı bakım evleri ve hastanelerde TPS'li çalışanlar kritik roller üstleniyor.
National Immigration Forum'a göre, TPS sahibi 17.500'den fazla kişi evde bakım sektöründe çalışıyor. Bu kişilerin yüzde 90'ından fazlası doğrudan hasta bakımıyla ilgileniyor. TPS'nin sona ermesi, bu pozisyonların doldurulamaması ve bakım kalitesinin düşmesi riskini doğuruyor.
Ekonomik ve sosyal boyut
Bakım sektörü zaten düşük ücretler ve yüksek iş gücü devir hızıyla mücadele ediyor. TPS çalışanlarının ayrılması, sektördeki iş yükünü artıracak ve geri kalan çalışanların daha fazla baskı altında kalmasına yol açacaktır.
Öte yandan, TPS sahipleri ABD'de ortalama 15 yıldır yaşıyor ve birçoğu Amerikan vatandaşı çocuklara sahip. Statülerinin sona ermesi, ailelerin parçalanmasına ve çocukları ABD vatandaşı olmasına rağmen ebeveynlerinin sınır dışı edilmesine neden olabilir.
Siyasi belirsizlik
Biden yönetimi, TPS'yi genişletme sözü vermiş olsa da Haiti'deki durumun düzelmesi (yeni bir deprem, çete şiddeti ve siyasi istikrarsızlık) statünün yenilenmesini tartışmalı hale getiriyor. Kongre'de bazı Cumhuriyetçiler TPS'nin kalıcı bir ikamet iznine dönüşmemesi gerektiğini savunuyor.
Eğer TPS yenilenmezse, ABD'de yüz binlerce insanın yasal statüsü sona erecek ve ülkeyi terk etmek zorunda kalabilecek. Bu durum sadece insani bir kriz değil, aynı zamanda sağlık sisteminde ve bakım sektöründe derin bir iş gücü krizine de yol açacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel göç ve geçici koruma politikalarına ilişkin önemli bir örnek oluşturuyor. Türkiye, Suriyelilere yönelik geçici koruma rejimiyle benzer bir deneyim yaşıyor. ABD'deki TPS tartışmaları, geçici koruma statülerinin uzun vadeli entegrasyon ve iş gücü piyasasına etkileri açısından dersler içeriyor. Ayrıca, ABD'deki bakım krizinin büyümesi, Türkiye'nin de hızla yaşlanan nüfusu ve artan bakım ihtiyacı göz önüne alındığında, göçmen iş gücüne bağımlılığın sonuçlarını yeniden değerlendirmesi gerektiğini gösteriyor.