Haiti'de Monferrier Dorval, Diego Charles ve Antoinette Duclaire'in suikastlarının üzerinden beş yıl geçti; adalet hâlâ sağlanamadı. Devlet Başkanı Jovenel Moïse'nin öldürülmesinin ardından dört yıl geçmesine rağmen hesap verebilirlik tamamlanmadı. Uluslararası haberler Haiti'yi ele alırken çoğunlukla çete şiddeti ve siyasi istikrarsızlığa odaklanıyor, ancak bu yaklaşım ülkenin iç dinamiklerini ve uluslararası müdahalenin sınırlarını gölgede bırakıyor.
Suikastlar ve Cezasızlık Kültürü
Monferrier Dorval, saygın bir hukukçu ve Haiti Barolar Birliği başkanıydı; 2020'de başkent Port-au-Prince'de silahlı saldırıda öldürüldü. Gazeteci Diego Charles ve aktivist Antoinette Duclaire ise 2020'de aynı gece düzenlenen saldırıda hayatını kaybetti. Bu cinayetler, ülkede yargı bağımsızlığının çöküşünü ve gazetecilere yönelik baskıyı gözler önüne serdi. Beş yıl sonra faillerin büyük bölümü hâlâ yakalanmadı; soruşturmalar yavaş ilerledi ve yargı süreci tıkandı.
2021'de Devlet Başkanı Jovenel Moïse, evine düzenlenen baskında öldürüldü. Olayın ardından çok sayıda kişi tutuklandı, ancak davalar sonuçsuz kaldı; azmettiricilerin ve finansörlerin ortaya çıkarılması için uluslararası baskı yetersiz kaldı. Moïse'nin ölümü, ülkeyi zaten sarsan siyasi boşluğu derinleştirdi ve çetelerin kontrolünü artırdı.
Uluslararası İstikrar Çabaları ve Eleştiriler
Haiti'de istikrarı sağlamak için Birleşmiş Milletler ve bölgesel aktörler çeşitli misyonlar yürüttü. 2004-2017 arası MINUSTAH operasyonu, çetelerle mücadelede sınırlı başarı sağladı; ancak kolera salgını ve insan hakları ihlalleriyle anıldı. 2023'te Kenya öncülüğünde çok uluslu bir güç konuşlandırıldı; fakat kaynak yetersizliği ve koordinasyon sorunları nedeniyle etkili olamadı.
Uluslararası raporlar, Haiti'ye yönelik müdahalelerin genellikle kısa vadeli güvenlik odaklı olduğunu, kurum inşası ve adalet reformunu ihmal ettiğini vurguluyor. Yolsuzluk, cezasızlık ve siyasi istikrarsızlık, dış yardımların etkisini azaltıyor. Haiti halkı, egemenlik ihlali endişesiyle bazı müdahalelere mesafeli yaklaşıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Haiti'deki kriz, Karayipler ve Latin Amerika'da istikrarsızlık riskini artırıyor. Göç dalgaları, komşu ülkeler ve ABD için baskı unsuru. Ayrıca, uluslararası toplumun etkisiz müdahaleleri, gelecekteki krizlerde benzer senaryoların yaşanabileceğini gösteriyor. Haiti, uluslararası istikrar mimarisinin zayıf noktalarını gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haiti, Türkiye'nin doğrudan stratejik öncelikleri arasında yer almıyor; ancak küresel güvenlik ve insani sorumluluk açısından önemli. Türkiye, BM barış gücü misyonlarına katkı sağlayan bir ülke olarak, Haiti gibi kriz bölgelerinde uluslararası çabaların etkinliğini savunuyor. Ayrıca, artan göç dalgaları ve bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin Latin Amerika ve Karayipler ile ilişkilerini dolaylı etkileyebilir. Türkiye, insani yardım ve diplomasi yoluyla Haiti halkına destek mesajları vererek uluslararası arenada görünürlüğünü artırabilir.