Yedi Gürcistan vatandaşı, Paris'teki prestijli kütüphanelerden Aleksandr Puşkin'in eserleri de dahil olmak üzere nadir Rus edebiyat klasiklerinin ilk baskılarını çalmaktan yargılanmak üzere Salı günü Fransa'da hakim karşısına çıkacak. Uluslararası sanat ve kitap hırsızlığı çetesi olarak nitelenen grubun, 2018-2019 yılları arasında Fransa'nın en önemli kütüphanelerini hedef aldığı belirtiliyor. Çalınan eserler arasında, Puşkin'in Yevgeni Onegin'inin ilk baskısının yanı sıra, Mihail Lermontov ve Nikolay Gogol gibi yazarların nadir bulunan ciltleri de yer alıyor. Toplam zararın milyonlarca avro olduğu tahmin ediliyor.
Operasyonun detayları ve kütüphanelerin güvenlik açığı
Zanlıların, Fransa Milli Kütüphanesi, Sainte-Geneviève Kütüphanesi ve çeşitli üniversite kütüphanelerine sızdıkları, eski ve değerli kitapları raflardan alıp yerlerine sahte kopyalar bıraktıkları ortaya çıktı. Hırsızların, kitapların koruma altında olduğu özel bölmelere erişmek için akademisyen kimliğine büründükleri ve sahte referans mektupları kullandıkları belirtiliyor. Fransa polisi, uluslararası işbirliğiyle yürütülen soruşturmada, çalınan kitapların bir kısmının Doğu Avrupa ülkelerindeki açık artırmalarda satılmaya çalışıldığını tespit etti. Zanlıların, kitapları Gürcistan ve Rusya'ya kaçırdığı, bazı parçaların ise özel koleksiyonculara satıldığı iddia ediliyor.
Dava, Fransa'daki kültürel mirasın korunmasındaki zafiyetleri bir kez daha gündeme getirdi. Kütüphanelerin, nadir eserlerin güvenliğini sağlamak için yetersiz bütçe ve personelle çalıştığı eleştirileri yapılıyor. Özellikle, eski binalardaki güvenlik kameralarının yetersizliği ve eserlerin dijital takibinin olmaması, hırsızların işini kolaylaştıran faktörler arasında sayılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Organize suç ve kültürel miras ticareti
Bu dava, organize suç örgütlerinin kültürel miras kaçakçılığına yöneldiğini gösteren küresel bir eğilimin parçası. Interpol verilerine göre, sanat ve antika kaçakçılığı, uyuşturucu ve silah ticaretinden sonra en kârlı yasa dışı faaliyetler arasında yer alıyor. Özellikle eski Sovyet ülkelerinden gelen suç çetelerinin, nadir kitaplar ve sanat eserleri üzerinde uzmanlaştığı biliniyor. Avrupa ve Amerika'daki müzeler ve kütüphaneler, bu tür hırsızlıklara karşı önlemlerini artırmak zorunda kalıyor. Dava, aynı zamanda Fransa ile Gürcistan arasında adli işbirliğinin bir sınavı olarak da görülüyor; Gürcistan, şüphelilerin iadesi konusunda Fransız makamlarıyla işbirliği yapmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, sahip olduğu zengin tarihi ve kültürel miras nedeniyle benzer suç örgütlerinin hedefi olabilir. Özellikle Osmanlı dönemine ait nadir el yazmaları ve kitaplar, uluslararası karaborsada yüksek değer görmektedir. Türkiye'nin kütüphane ve müzelerindeki güvenlik önlemlerinin gözden geçirilmesi, eserlerin dijital envanterinin çıkarılması ve uluslararası polis işbirliğinin güçlendirilmesi bu tür olayların önüne geçilmesi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca, Kafkasya bölgesinde artan organize suç faaliyetleri, Türkiye'nin bu bölgedeki istikrar ve güvenlik politikalarıyla doğrudan ilişkilidir.