Gürcistan'da hükümet karşıtı protestolar devam ederken, ülkenin önde gelen entelektüellerinden yazar Archil Kikodze, Avrupa'nın Gürcistan'ı yalnız bıraktığını ve ülkedeki baskıcı atmosferin gençleri göçe zorladığını belirtiyor. Kikodze, Gürcistan'ın dört bir yanında festivallerin coşkuyla kutlandığını ancak aynı anda şairlerin, yazarların ve muhalif seslerin hapiste olduğunu ifade ediyor. Bu çelişki, ülkenin demokratikleşme sürecindeki derin yarayı gözler önüne seriyor.
Protestolar ve Göç Dalgası
Gürcistan, son aylarda hükümetin otoriter eğilimlerine karşı kitlesel protestolara sahne oluyor. Başkent Tiflis'te yüz binlerce kişi, hükümetin Rusya yanlısı politikalarını ve muhalefete yönelik baskılarını protesto ediyor. Ancak Kikodze'nin dikkat çektiği gibi, protestoların yoğunluğuna rağmen genç nüfusun büyük bir kısmı ülkeyi terk ediyor. Avrupa'ya ve Amerika'ya yönelen bu göç dalgası, Gürcistan'ın geleceği açısından ciddi bir beyin göçü sorununu beraberinde getiriyor. Kikodze, kültürel etkinliklerin ve festivallerin bu zor zamanlarda bir teselli kaynağı olduğunu ancak bu etkinliklerin de giderek yoksullaştığını belirtiyor.
İzlandalı yazar Sjón ile yaptığı bir sohbette, "Onlar birbirimizi görmemizi, iletişim kurmamızı ve yalnız hissetmemizi istiyor" sözlerini aktaran Kikodze, bu "onlar" ifadesiyle Gürcistan hükümetini kastettiğini belirtiyor. Hükümetin, kültürel etkinlikleri ve sivil toplumu baskı altına alarak toplumu atomize etmeye çalıştığını savunuyor.
Avrupa'nın Duruşu ve Gürcistan'ın Geleceği
Kikodze, Avrupa Birliği ve Avrupa ülkelerinin Gürcistan'daki demokrasi krizine yeterince tepki vermediğini düşünüyor. Gürcistan'ın Avrupa vizyonu, özellikle son dönemde hükümetin Rusya'yla yakınlaşma çabaları ve AB'den uzaklaşma sinyalleriyle sarsıldı. AB'nin Gürcistan'a yönelik yaptırım veya somut destek adımları atmaması, ülkedeki demokrasi yanlılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Kikodze, Avrupa'nın sessizliğinin Gürcistan'da otoriterleşmeyi teşvik ettiğini ve gençlerin umudunu kırdığını öne sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gürcistan'daki bu gelişmeler, Türkiye'nin Kafkasya politikası açısından önem taşıyor. Gürcistan, Türkiye'nin bölgedeki en önemli ticaret ve enerji ortaklarından biri; Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı gibi projeler üzerinden iki ülke birbirine bağlı. Gürcistan'daki istikrarsızlık, bölgesel güvenliği ve enerji koridorlarını etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'de de benzer bir beyin göçü ve demokratikleşme krizi yaşandığı göz önüne alındığında, Gürcistan'daki gelişmeler Türkiye için bir uyarı niteliği taşıyor. Ankara'nın, Gürcistan'daki demokratik süreci desteklemesi ve bölgesel istikrara katkı sağlaması, kendi çıkarları açısından da önemli.