Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Fransa’nın ev sahipliğinde düzenlenen G7 Zirvesi’nde küresel yapay zeka (YZ) ortaklıkları kurulması çağrısında bulundu. Zirve kapsamında düzenlenen yan oturumda konuşan Lee, yapay zeka teknolojilerinin etik kullanımı, veri güvenliği ve uluslararası iş birliği konularında somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Güney Kore’nin yapay zeka alanındaki deneyimlerini paylaşmaya hazır olduğunu belirten Lee, küresel eşitsizlikleri azaltmak ve teknolojik gelişmeyi insanlığın yararına kullanmak için ortak bir çerçeve oluşturulması çağrısını yineledi.
Zirvenin arka planı ve yapay zeka odağı
Fransa’nın Biarritz kentinde düzenlenen G7 Zirvesi, bu yıl yapay zeka, iklim değişikliği ve ticaret gibi başlıklara odaklandı. Özellikle yapay zeka düzenlemeleri başlığı, devlet başkanlarının yoğun mesai harcadığı konular arasında yer aldı. Zirveye ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yapay zekanın kontrolsüz gelişmesinin önüne geçmek için “insan merkezli” bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Lee Jae Myung ise bu yaklaşımı desteklerken, Güney Kore’nin dijital altyapısı ve yapay zeka araştırmalarındaki ilerlemelerine dikkat çekti. Güney Kore, daha önce de YZ etiği konusunda uluslararası girişimlerde bulunmuş ve bu konuda OECD ile iş birliği yapmıştı.
Lee, “Yapay zeka, sadece ekonomik büyümenin değil, aynı zamanda toplumsal refahın da anahtarıdır. Ancak bu teknolojinin yönünü belirlemezsek, eşitsizlikleri derinleştirme riski taşıyor” dedi. Zirvede ayrıca yapay zeka uygulamalarında şeffaflık, hesap verebilirlik ve insan haklarına saygı ilkelerinin benimsenmesi konusunda görüş birliğine varıldığı bildirildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Kore’nin G7 Zirvesi’ne katılımı, Asya-Pasifik ülkelerinin küresel yönetişim mekanizmalarına entegrasyonu açısından önem taşıyor. Lee’nin yapay zeka çağrısı, özellikle ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabetinde yeni bir cephe açılması olarak yorumlanabilir. Güney Kore, hem demokratik değerler hem de teknolojik kapasitesiyle bu alanda bir “arabulucu” rolü üstlenmeye çalışıyor. Zirvede yapay zeka düzenlemelerinin uluslararası ticareti etkilememesi gerektiği de vurgulandı.
Uzmanlar, yapay zekanın düzenlenmesi konusunda küresel bir çerçeve olmamasının, “dijital sömürgecilik” riskini artırdığını belirtiyor. G7 ülkeleri, bu konuda G20 ve BM çatıları altında da girişimler başlatmayı planlıyor. Lee’nin zirvedeki mesajı, Güney Kore’nin yapay zeka stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir; ülke, 2027 yılına kadar yapay zeka alanında dünyanın ilk üç merkezinden biri olmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Kore’nin yapay zeka çağrısı, Türkiye’nin Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ni hayata geçirmeye çalıştığı bir döneme denk geliyor. Türkiye, G7 üyesi olmasa da bu tür zirvelerde alınan kararların etkisi altında kalıyor. Özellikle yapay zeka etiği, veri güvenliği ve uluslararası standartlar konusunda gelişmeler, Türkiye’nin teknoloji ihracatını ve dış yatırım çekme kapasitesini etkileyebilir. Ayrıca, Güney Kore ile Türkiye arasında savunma sanayiinden finansa birçok alanda iş birliği mevcut; yapay zeka bu ortaklığın yeni bir boyutu olabilir. Türkiye’nin bu alandaki stratejik konumlanması, küresel YZ düzenlemelerine uyum ve yerel ekosistemin geliştirilmesi açısından kritik önem taşıyor.