Güney Kore ekonomisi, yapay zeka (YZ) devriminin tetiklediği güçlü yarı iletken talebinin etkisiyle 2024 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,4 büyüyerek piyasa beklentilerini aştı. Asya'nın dördüncü büyük ekonomisi, çeyreklik bazda ise yüzde 0,6 genişleyerek üst üste ikinci çeyrekte de pozitif büyüme kaydetti. Böylece ülke, küresel ticaretteki yavaşlamaya rağmen teknoloji ihracatındaki canlanmayla momentumunu korudu.
Yapay Zeka Çipleri İhracatı Sürüklüyor
Güney Kore'nin büyümesinde en büyük pay, ülkenin önde gelen ihracat kalemi olan yarı iletkenler oldu. Özellikle yapay zeka uygulamaları için yüksek bant genişliğine sahip bellek (HBM) çiplerine olan küresel talep, Samsung Electronics ve SK Hynix gibi dev üreticilerin sipariş defterlerini doldurdu. Yılın ilk yarısında yarı iletken ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40'ın üzerinde artış gösterdi. Bu artış, ülkenin toplam ihracatının yüzde 20'sinden fazlasını oluşturan çip sektörünün ekonomik büyümeye net katkısını belirginleştirdi.
Hükümet yetkilileri, YZ teknolojilerine yönelik küresel yatırımların hız kesmeden devam etmesinin, Güney Kore'nin teknoloji merkezli büyüme modelini desteklediğini vurguluyor. Ancak ekonomistler, büyümenin çip sektörüne aşırı bağımlı hale gelmesinin orta vadede risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Nitekim otomotiv ve petrokimya gibi geleneksel sektörlerde ihracat zayıf seyrederken, iç talep de yüksek faiz oranlarının etkisiyle sınırlı kaldı. Yine de perakende satışlar ve hizmet sektörü, salgın sonrası toparlanma eğilimini sürdürdü.
Güney Kore Merkez Bankası (BOK), Temmuz ayında politika faizini yüzde 3,5 seviyesinde sabit tutmuştu. Büyüme verisinin ardından piyasalarda, yılın ikinci yarısında faiz indirimi beklentileri güçlendi. BOK Başkanı Rhee Chang-yong, enflasyonun hedefe yaklaşması durumunda para politikasında gevşeme sinyali verebileceklerini ima etti. Ancak hanehalkı borçluluğunun yüksek seyretmesi, bankanın manevra alanını kısıtlıyor.
Küresel Ticaret ve Jeopolitik Riskler
Güney Kore'nin ihracat performansı, küresel ticaretin seyri açısından da önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Ülke, ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinde hassas bir denge yürütüyor. Washington'ın Çin'e yönelik çip ihracatı kısıtlamaları, Güney Koreli üreticileri doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Öte yandan Çin, Güney Kore'nin en büyük ticaret ortağı konumunda ve Pekin yönetiminin ekonomik yavaşlaması, Seul'un ihracatını sınırlayabilecek bir faktör.
Uzmanlar, YZ kaynaklı talebin önümüzdeki çeyreklerde de güçlü kalmasını bekliyor. Ancak ABD'deki seçim belirsizliği, Avrupa'da devam eden jeopolitik gerilimler ve Çin'in toparlanma hızı, Güney Kore ekonomisinin görünümünü şekillendirecek ana değişkenler arasında. Hükümet, ihracat pazarlarını çeşitlendirmek ve iç talebi canlandırmak için ek teşvikler üzerinde çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Kore'nin yapay zeka odaklı büyümesi, Türkiye'nin teknoloji ve sanayi politikaları için ders niteliğinde. Türkiye, yarı iletken üretiminde henüz pay sahibi değil; ancak savunma sanayii ve elektrikli araç gibi alanlarda yakaladığı ivmeyi çip teknolojilerine taşıyamaması, orta vadede dışa bağımlılığı artırabilir. Öte yandan Güney Kore'nin ihracat pazarlarındaki çeşitlendirme arayışı, Türkiye'nin Asya-Pasifik ile ticaretini derinleştirmesi için fırsat yaratabilir. Ayrıca küresel çip talebindeki canlanma, Türkiye'nin elektronik ithalat maliyetini düşürerek enflasyon üzerinde sınırlı da olsa olumlu etki yapabilir.