Güney Kore borsası, teknoloji hisselerindeki sert satış dalgasıyla Çarşamba günü yüzde 10'a yakın değer kaybetti. Asya-Pasifik bölgesindeki diğer piyasalar da bu düşüşten olumsuz etkilendi. Kospi endeksi, ABD'deki faiz artışı endişeleri ve Çin ekonomisindeki yavaşlamanın yarattığı belirsizliklerle son iki yılın en düşük seviyesine geriledi.
Gelişmenin Arka Planı
Güney Kore'nin önde gelen borsa endeksi Kospi, 5 Ağustos 2024 tarihinde kapanışa göre yüzde 9,8 değer kaybederek 2.345 puana indi. Bu, 2022 Haziran ayından bu yana görülen en büyük günlük düşüş oldu. Satışlar özellikle yarı iletken ve elektronik şirketlerinde yoğunlaştı. Samsung Electronics yüzde 11, SK Hynix yüzde 14, LG Energy Solution ise yüzde 8 değer kaybetti.
Düşüşün temel nedeni, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutacağına dair artan beklentiler. Fed Başkanı Jerome Powell'ın sıkı para politikasının devam edeceği sinyali, küresel risk iştahını zayıflattı. Ayrıca Çin'de açıklanan zayıf imalat PMI verileri, dünyanın ikinci büyük ekonomisindeki toparlanmanın yavaşladığı endişelerini artırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Kore'deki satış dalgası diğer Asya piyasalarına da yayıldı. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 6,2, Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 4,6, Çin'in Şanghay Bileşik endeksi yüzde 3,8, Tayvan'ın Taiex endeksi yüzde 7,1 düştü. Hindistan Sensex ve Avustralya ASX 200 de sırasıyla yüzde 3,4 ve yüzde 2,9 geriledi.
Asya borsalarındaki bu sert düşüş, küresel piyasalarda satış baskısını artırdı. Avrupa borsaları açılışta yüzde 2 ila 4 arasında değer kaybetti. ABD vadeli işlemlerinde de Nasdaq yüzde 3,1, S&P 500 ise yüzde 2,3 ekside seyrediyor. Yatırımcılar, Fed'in Eylül toplantısında 50 baz puanlık faiz indirimi olasılığını yüzde 30'a çekti. Dolar, Asya para birimleri karşısında güçlenirken, Güney Kore wonu dolar karşısında son 8 ayın en düşük seviyesine indi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Asya borsalarındaki bu çöküş, Türkiye'yi doğrudan olmasa da dolaylı yollardan etkileyebilir. Küresel risk iştahındaki azalma, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını olumsuz etkileyebilir. Türkiye gibi cari açık veren ekonomilerde döviz kurlarında baskı oluşabilir. Ayrıca, Asya'daki yavaşlama Türkiye'nin ihracat yaptığı pazarlarda talep daralmasına yol açabilir. Bununla birlikte, enerji ve hammadde fiyatlarındaki düşüş ithalat maliyetlerini azaltarak olumlu katkı sağlayabilir. Türkiye'nin kırılganlıkları düşünüldüğünde, piyasalardaki bu dalgalanmanın yakından izlenmesi gerekiyor.