Güney Çin Denizi'ndeki toprak anlaşmazlıkları nedeniyle iki ülke arasındaki gerilim sürerken, Çin ve Filipinler'in polis teşkilatları nadir görülen bir işbirliği sergileyerek istihbarat paylaşımını derinleştirme ve uluslararası suçlarla ortak mücadele etme konusunda mutabık kaldı. Filipin Ulusal Polisi (PNP) ve Çin'in kıyı eyaletlerinden birindeki muadili polis birimleri, düzenlenen bir toplantıda ikili ilişkileri güçlendirme kararı aldı. Filipin Ulusal Polisi Başkanı Tuğgeneral Jose Melencio Nartatez Jr., ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmelerde, iki ülkenin kolluk kuvvetleri arasında daha önce de var olan ancak son dönemde artırılan işbirliğinin önemine vurgu yaptı.
Gelişmenin arka planı
Filipin Ulusal Polisi'nden yapılan açıklamaya göre, Çin'in Guangdong eyaleti polis yetkilileri ile yapılan toplantıda, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti, siber suçlar ve kara para aklama gibi sınır aşan suç türlerine karşı ortak operasyonlar düzenlenmesi ve bilgi paylaşımının artırılması konularında anlaşmaya varıldı. Açıklamada, iki ülkenin kolluk kuvvetleri arasındaki işbirliğinin, Güney Çin Denizi'ndeki deniz anlaşmazlıklarının yarattığı diplomatik gerilimlere rağmen devam ettiğine dikkat çekildi. Bu durum, güvenlik alanındaki ikili işbirliğinin siyasi ve askeri alanlardaki anlaşmazlıklardan ayrıştırılabildiğini gösteriyor.
Filipin Ulusal Polisi yetkilileri, bu işbirliğinin iki ülke arasındaki ilişkilerin sadece çatışma ve gerilimden ibaret olmadığını, ortak çıkarların olduğu alanlarda işbirliğinin sürdürülebileceğini gösterdiğini belirtti. Toplantıya katılan Çinli yetkililer de benzer şekilde, sınır aşan suçlarla mücadelenin tüm ülkelerin ortak sorumluluğu olduğunu ve bu alandaki işbirliğinin derinleştirilmesinin iki tarafa da fayda sağlayacağını ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Çin Denizi, dünyanın en stratejik ve ticari açıdan en yoğun deniz yollarından biri olup, Çin, Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan'ın hak iddia ettiği bir bölge. Özellikle Filipinler ile Çin arasında, Second Thomas Shoal ve Scarborough Shoal gibi bölgelerde yaşanan münferit çatışmalar ve tekne çarpışmaları, iki ülke arasındaki ilişkileri zaman zaman gerginleştiriyor. 2016 yılında Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin Çin'in tarihsel hak iddialarını büyük ölçüde reddeden kararına rağmen, Çin bölgedeki askeri varlığını artırmaya devam ediyor.
Bu bağlamda, polis teşkilatları arasındaki işbirliği anlaşması, iki ülkenin yalnızca askeri ve diplomatik düzeyde kriz yönetimi yapmadığını, aynı zamanda pratik güvenlik konularında diyalog kanallarını açık tuttuğunu gösteriyor. Analistler, bu tür işbirliği mekanizmalarının, bölgedeki gerilimi azaltmak ve yanlış hesaplamaların önüne geçmek için önemli olduğunu belirtiyor. Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ile Çin arasındaki ilişkilerde de bu tür ikili işbirliği örneklerinin, bölgesel istikrara katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bölgesel istikrarın küresel ticarete etkisi açısından önem taşıyor. Güney Çin Denizi, dünya ticaret hacminin önemli bir kısmının geçtiği bir su yolu olup, Çin ve Filipinler arasındaki işbirliği, bölgedeki gerginliklerin yumuşamasına katkı sağlayabilir. Türkiye, Asya-Pasifik bölgesiyle ekonomik ilişkilerini geliştirmeye çalışırken, bölgedeki istikrarın artması ticaret yollarının güvenliği açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, iki ülkenin güvenlik alanındaki işbirliğini siyasi anlaşmazlıklardan ayrıştırması, Türkiye'nin kendi dış politikasında uyguladığı çok boyutlu diplomasi anlayışıyla paralellik gösteriyor. Bu durum, ülkeler arasındaki anlaşmazlıkların diyalog ve işbirliğiyle yönetilebileceğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor.