Güney Afrika'nın Durban kentinde kurulan geçici bir kampta binlerce Malavili göçmen, ülkelerine dönüş işlemleri için sıraya girerken, Cape Town'da yüzlerce Zimbabveli vatandaş da konsolosluk binası önünde kaldırımda yatıp kalkıyor. Bu görüntüler, Güney Afrika'da yükselen yabancı düşmanlığı ve göçmen karşıtı protestoların ülkede yarattığı insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. Yetkililer, önümüzdeki günlerde daha büyük çaplı protestoların patlak vermesinden endişe ediyor.
Göçmenlerin Çaresiz Bekleyişi ve Yabancı Düşmanlığı Dalgası
Durban'da kurulan çadır kentte bekleyen Malavili göçmenler, ülkelerine güvenli bir şekilde dönmek için Güney Afrika makamlarının kendilerini işleme almasını bekliyor. Yetkililer, geçtiğimiz hafta içinde 5 binden fazla kişinin kayıt yaptırdığını, bunların büyük çoğunluğunun Malavi vatandaşı olduğunu açıkladı. Cape Town'daki Zimbabve Konsolosluğu önünde ise yüzlerce kişi, seyahat belgelerini yenilemek veya ülkelerine dönüş için yardım istemek amacıyla geceyi dışarıda geçiriyor. Zimbabvelilerin çoğu, son yıllarda ekonomik çöküş ve siyasi baskı nedeniyle Güney Afrika'ya sığınmış, şimdi ise artan şiddet olayları ve hedef haline gelme korkusuyla geri dönmeyi planlıyor.
Güney Afrika'da yabancı düşmanlığı (zenofobi) yeni bir olgu değil; ancak son aylarda bu eğilim tırmanışa geçti. Özellikle işsizlik oranının %32'yi aştığı, genç işsizliğinin ise %60'ın üzerinde olduğu ülkede, göçmenlerin işleri elinden aldığı iddiasıyla yapılan saldırılar artıyor. Sosyal medyada örgütlenen gruplar, yabancıların ülkeyi terk etmesi için kampanyalar düzenliyor; bazıları doğrudan şiddet eylemlerine yöneliyor. Geçtiğimiz hafta Johannesburg'un Alexandra semtinde bir Malavili dükkan sahibinin dövülerek öldürülmesi, gerginliği iyice artırdı. Polis, olaylarla ilgili çok sayıda kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.
Bölgesel Boyut: Afrika'da Yükselen Yabancı Düşmanlığı ve Ekonomik Baskı
Güney Afrika'daki bu gelişmeler, kıta genelinde artan yabancı düşmanlığı ve göçmen karşıtlığının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ekonomik durgunluk, yüksek işsizlik ve siyasi istikrarsızlık, birçok Afrika ülkesinde yerli halk ile göçmenler arasında gerilim yaratıyor. Güney Afrika, kıtanın en büyük ekonomisi olarak çevre ülkelerden yoğun göç alıyor; bu da yerel kaynaklar üzerinde baskı oluşturuyor. Ülkedeki Zimbabveli, Malavili, Mozambikli ve Somalili göçmen sayısının 2 ila 3 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu rakamların resmi olarak doğrulanması güç; çünkü birçok göçmen kayıt dışı yaşıyor.
Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Güney Afrika'yı yabancı düşmanlığına karşı daha etkili önlemler almaya çağırdı. Örgütler, son dönemdeki saldırıların sistematik bir boyut kazandığını ve hükümetin bu konuda yeterli adım atmadığını belirtiyor. Güney Afrika hükümeti ise konuyu bir iç güvenlik meselesi olarak ele alıyor ve kolluk kuvvetlerini olayları bastırmakla görevlendirdiğini açıklıyor. Ancak kaynaklara göre, polisin yabancılara yönelik şiddet olaylarına müdahalede genellikle yetersiz kaldığı ve hatta bazı polis memurlarının göçmenlere kötü muamele ettiği yönünde raporlar bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Afrika'da yaşanan göçmen krizi, Türkiye'nin Afrika'daki yükselen diplomatik ve ticari varlığı açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, Afrika kıtasında son yıllarda büyükelçilikler açarak ve ticaret hacmini artırarak etkinliğini artırmıştır. Özellikle Türk iş insanları ve müteahhitleri, Doğu ve Güney Afrika'da önemli projelere imza atmıştır. Güney Afrika'da yabancı düşmanlığının tırmanması, bölgedeki Türk vatandaşlarının ve şirketlerinin güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, krizin derinleşmesi, Güney Afrika'nın istikrarını bozarak kıtasal ticaret yollarını ve yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Afrika politikasında istikrar ve kalkınmayı öncelerken, bu tür gelişmelerin bölgede yeni güvenlik açıkları yaratması Ankara'nın diplomatik çabalarını zora sokabilir. Bu nedenle, Türk Dışişleri Bakanlığı'nın bölgedeki gelişmeleri yakından izlemesi ve gerektiğinde vatandaşlarına yönelik uyarılar yayımlaması beklenmektedir.