ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), Kaliforniya eyaletinde bulunan ve toplam 2 bin 644 yatak kapasiteli iki gözaltı merkezini 950 milyon dolar karşılığında satın aldı. Florida merkezli özel hapishane şirketi GEO Group, pazartesi günü yaptığı açıklamada Adelanto ICE İşlem Merkezi'nin de aralarında bulunduğu tesisleri sattığını duyurdu. Anlaşma, ABD'nin göçmenlik politikaları ve özel cezaevi endüstrisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
GEO Group tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, satış kapsamında Kaliforniya'nın Adelanto kentinde bulunan ICE İşlem Merkezi ile yine eyalet içinde yer alan bir başka gözaltı tesisi DHS'ye devredildi. Toplam 2 bin 644 yatak kapasitesine sahip olan tesisler için ödenen 950 milyon dolarlık bedel, son yıllarda özel cezaevi şirketlerinin federal hükümetle yaptığı en büyük mülk satışlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Adelanto ICE İşlem Merkezi, uzun süredir göçmen gözaltı merkezi olarak kullanılıyor ve özellikle gözaltı koşulları nedeniyle insan hakları örgütlerinin eleştirilerine maruz kalıyordu. Tesis, 2019 yılında yaşanan ve gözaltındaki göçmenlerin sağlık koşullarının kötü olduğu yönündeki raporlarla gündeme gelmişti. GEO Group, tesisin işletmesini federal hükümet adına yürütüyordu.
Satışın ardından DHS, tesislerin doğrudan federal hükümet tarafından işletilip işletilmeyeceği konusunda henüz net bir açıklama yapmadı. Ancak gözlemciler, bu hamlenin Biden yönetiminin özel hapishane şirketlerine olan bağımlılığı azaltma yönündeki politikalarıyla çeliştiğini belirtiyor. Zira yönetim, göçmenlik gözaltı kapasitesini artırmak için özel sektörle işbirliğini sürdürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de göçmenlik gözaltı sistemi, son yıllarda artan sınır geçişleri ve göçmen karşıtı politikalar nedeniyle genişlemeye devam ediyor. Federal hükümet, gözaltı merkezlerini işletmek için sıklıkla özel şirketlerle anlaşmalar yapıyor. GEO Group ve CoreCivic gibi özel cezaevi şirketleri, federal hükümetin en büyük hizmet sağlayıcıları arasında yer alıyor. Bu şirketler, hem göçmenlik gözaltı hem de ceza infaz kurumları işletmeciliği yaparak yıllık milyarlarca dolar gelir elde ediyor.
Ancak özel cezaevi endüstrisi, insan hakları örgütleri ve göçmen savunucuları tarafından sık sık eleştiriliyor. Bu kuruluşlar, kâr amacı güden şirketlerin gözaltına alınan kişilerin sayısını artırmaya teşvik edildiğini ve temel hakların ihlal edildiğini savunuyor. Adelanto tesisi de bu eleştirilerin odağında yer alıyordu. 2020 yılında tesis, COVID-19 salgını sırasında kötü hijyen koşulları ve yetersiz sağlık hizmetleri nedeniyle ciddi şekilde eleştirilmişti.
DHS'nin bu satın almayı neden gerçekleştirdiği tam olarak bilinmiyor. Ancak federal hükümetin gözaltı kapasitesini garanti altına almak ve özel şirketlere olan bağımlılığı bir ölçüde azaltmak istediği düşünülüyor. Satın almanın, gelecekte gözaltı merkezlerinin kapatılması veya yeniden düzenlenmesi durumunda hükümete daha fazla kontrol sağlayacağı öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin göçmenlik gözaltı sistemini genişletmesi, küresel göç politikaları açısından önemli bir sinyal. Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak göç yönetimi konusunda farklı bir model izliyor. ABD'deki özel cezaevi uygulamaları, Türkiye'nin göçmen politikalarıyla doğrudan örtüşmese de, Batılı ülkelerin göçmenlere yönelik artan kısıtlayıcı yaklaşımları Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumunu etkileyebilir. Ayrıca, ABD'deki gözaltı koşullarına yönelik eleştiriler, Türkiye'nin insan hakları söyleminde kullanabileceği bir argüman olarak öne çıkabilir. Ancak bu tür karşılaştırmaların siyasi gerilimleri artırabileceği de unutulmamalı.