Gazeteci ve kadın özgürlüğü aktivisti Gloria Steinem, 2 Eylül'de 92 yaşında hayatını kaybetti. Steinem, 20. yüzyılın ikinci yarısında ABD'de kadın hakları hareketinin en tanınmış yüzlerinden biriydi ve mücadelesi küresel ölçekte yankı buldu.
Kadın hareketinin simgesi
Gloria Steinem, 1934 yılında Ohio'da doğdu. Smith College'dan mezun olduktan sonra gazeteciliğe adım attı. 1963'te Playboy kulübünde çalışan kadınların maruz kaldığı koşulları gözler önüne seren "A Bunny's Tale" adlı makalesi büyük ses getirdi. Ancak Steinem'i asıl üne kavuşturan, 1960'ların sonunda yükselen kadın hareketine aktif katılımı oldu. 1968'de New York dergisinde yayımlanan "After Black Power, Women's Liberation" başlıklı yazısı, feminist hareketin manifesto niteliğindeki metinlerinden biri kabul edilir.
1971'de Steinem, Dorothy Pitman Hughes ile birlikte Ms. dergisini kurdu. Dergi, kadınların sorunlarını ana akım medyada görünür kılmayı amaçlıyordu ve kısa sürede büyük tiraj elde etti. Steinem, 1972'de kurulan Ms. Vakfı'nın da kurucuları arasında yer aldı. Aynı yıl National Women's Political Caucus'un kuruluşunda rol aldı ve kadınların siyasete katılımını teşvik etti. 1977'de Houston'da düzenlenen Ulusal Kadın Konferansı'nda açılış konuşmasını yaptı.
Steinem, 1970'ler boyunca sayısız kampanya yürüttü: eşit ücret, doğum kontrolüne erişim, kürtaj hakkı, çocuk bakımı ve kadına yönelik şiddetle mücadele. 1972'de yayımlanan "Ms." dergisinin ilk sayısında "Bir kadın olarak, erkeklerin dünyasında yaşamayı öğrendim" diyerek seslendi. 1983'te yayımlanan "Outrageous Acts and Everyday Rebellions" adlı kitabı, kişisel deneyimlerle politik mücadeleyi birleştirdi.
Küresel etki ve miras
Steinem'in etkisi ABD sınırlarını aştı. 1975'te Meksiko City'de düzenlenen Birleşmiş Milletler Dünya Kadın Konferansı'na katıldı ve uluslararası kadın hareketinin oluşumuna katkı sundu. 1990'larda ve 2000'lerde yazmaya ve konuşmaya devam etti; ırkçılık, sınıf ayrımcılığı ve LGBTQ+ hakları gibi konularda da sesini yükseltti.
Steinem, 2013'te Başkan Barack Obama tarafından Başkanlık Özgürlük Madalyası ile ödüllendirildi. 2020'de ise Biden yönetiminde kadın hakları konusunda danışmanlık yaptı. Ölümü, feminist hareket ve medya dünyasında geniş yankı uyandırdı. Birçok ünlü isim ve sivil toplum kuruluşu, Steinem'in mücadelesini ve vizyonunu öven açıklamalar yaptı.
Steinem, yaşamı boyunca kadınların sesini duyurmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savunmayı sürdürdü. Onun mirası, bugün dünya genelinde kadın hakları mücadelesi veren kuşaklara ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gloria Steinem'in vefatı, Türkiye'deki kadın hakları mücadelesi açısından da önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Steinem'in fikirleri, 1980'lerden itibaren Türkiye'deki feminist hareketi etkiledi; özellikle Ms. dergisi ve kitapları Türkçeye çevrilerek üniversitelerde ve sivil toplumda tartışıldı. Türkiye'de kadın örgütleri, Steinem'in eşitlikçi söylemini benimseyerek yasal reformlar ve toplumsal farkındalık kampanyalarında kullandı. Onun küresel mücadelesi, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler (CEDAW gibi) çerçevesinde kadın haklarının evrensel bir mesele olduğunu hatırlatıyor. Steinem'in ardından bıraktığı miras, Türkiye'de de kadınların siyasete, ekonomiye ve toplumsal yaşama tam katılımı için verilen mücadelede ilham kaynağı olmayı sürdürecek.