Cornell Üniversitesi'nde bir öğrencinin, bir kardeşlik örgütü (fraternity) tarafından tecavüze uğradığı iddiasıyla başlattığı hukuki süreç, ABD'de cinsel rıza kavramı ve kampüslerdeki cinsel saldırı vakalarının psikolojik boyutunu yeniden gündeme taşıdı. Olay, mağdurun önce kendini suçlaması, ardından yaşadığı travmayı aşarak suç duyurusunda bulunmasıyla ortaya çıktı. 'Cornell 7' olarak anılan dava, yedi öğrencinin karıştığı iddia edilen bir cinsel saldırı zincirini kapsıyor. Üniversite yönetimi ve yerel savcılık, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Olayın Arka Planı ve Rıza Tanımı
İddiaya göre, Cornell Üniversitesi'nde okuyan bir kadın öğrenci, bir kardeşlik evinde düzenlenen partide cinsel saldırıya uğradı. Olayın ardından genç kadın, yaşadığı travma nedeniyle uzun süre kendini suçladı ve olayı kimseye anlatamadı. Psikolojik destek sürecinde, yaşadıklarının rıza dışı olduğunu fark etmesiyle birlikte, üniversite yönetimine ve ardından savcılığa başvurdu. Dava, ABD'de cinsel rıza yasalarının eyaletler arasında farklılık göstermesi ve kampüs içi disiplin süreçlerinin yetersizliği nedeniyle tartışmaları da beraberinde getirdi. Cornell, olayla ilgili olarak 'cinsel saldırı ve rıza' konusunda eğitim programlarını genişleteceğini duyurdu.
ABD'de cinsel rıza (consent) kavramı, genellikle 'evet demek' olarak özetlense de, yasalar eyaletten eyalete değişiyor. New York eyaletinde, 17 yaş altı bireylerle cinsel ilişki yasal olarak suç sayılırken, yetişkinler arasında rızanın açık ve gönüllü olması gerekiyor. Ancak, alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki bir kişinin rıza veremeyeceği kabul ediliyor. Bu dava, özellikle üniversite kampüslerinde 'rıza'nın nasıl tanımlanması gerektiği ve mağdurların neden geç bildirimde bulunduğu konularını gündeme getirdi.
Psikologlar, cinsel saldırı mağdurlarının sıklıkla kendini suçlama, utanç ve korku duyguları yaşadığını belirtiyor. Bu duygular, mağdurların olayı bildirmesini geciktirebiliyor. Cornell 7 davasında da benzer bir psikolojik süreç yaşandığı ifade ediliyor. Mağdurun avukatı, müvekkilinin başlangıçta 'belki benim hatam' düşüncesiyle hareket ettiğini, ancak terapi sürecinde bunun bir suç olduğunu idrak ettiğini söyledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de kampüs cinsel saldırıları, son yıllarda artan bir şekilde rapor ediliyor. 2022'de yapılan bir araştırmaya göre, üniversite öğrencilerinin yaklaşık %13'ü cinsel saldırıya maruz kaldığını bildiriyor. Ancak, birçok vaka karanlıkta kalıyor. Cornell 7 davası, bu konuda farkındalık yaratmayı amaçlayan aktivistler için bir dönüm noktası olabilir. Dava, aynı zamanda ABD'deki kardeşlik örgütleri (fraternities) ve üniversite yönetimlerinin sorumluluklarını da sorgulatıyor. Bazı eyaletler, kampüslerde cinsel saldırıyı önlemek için yeni yasalar çıkarmayı planlıyor.
Küresel olarak, cinsel rıza ve cinsel saldırı yasaları ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. İskandinav ülkeleri, 'yalnızca evet hayırdır' (only yes means yes) ilkesini benimserken, bazı ülkelerde rıza yaşı daha düşük. Türkiye'de ise Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesi cinsel saldırıyı düzenliyor ve rıza dışı cinsel ilişki suç sayılıyor. Ancak, uygulamada mağdurların yaşadığı zorluklar ve toplumsal baskılar, cinsel saldırı davalarının düşük mahkumiyet oranlarıyla sonuçlanmasına neden olabiliyor. Cornell 7 davası, bu açıdan evrensel bir tartışma başlatıyor: Rıza nedir, nasıl verilir ve cinsel saldırı mağdurları neden sessiz kalır?
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cornell 7 davası, ABD'deki kampüs cinsel saldırıları ve rıza tanımı üzerine bir tartışma olsa da, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren boyutları var. Türkiye'de de üniversite kampüslerinde cinsel saldırı vakaları zaman zaman gündeme geliyor ve mağdurlar benzer psikolojik baskılarla karşılaşıyor. Dava, cinsel rıza eğitiminin önemini ve mağdurların geç bildirimde bulunmasının nedenlerini anlamak açısından evrensel bir ders niteliğinde. Ayrıca, ABD'deki hukuki süreçlerin şeffaflığı ve mağdur hakları konusundaki gelişmeler, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ve yasa yapıcılar için örnek teşkil edebilir. Türkiye, cinsel saldırıyla mücadelede yasal çerçeveyi güçlendirmek ve farkındalık kampanyaları düzenlemek için bu tür davaları yakından takip etmeli.