ABD'li feminist yazar, gazeteci ve kadın hakları aktivisti Gloria Steinem, 92 yaşında hayatını kaybetti. Ms. Magazine'in kurucu ortağı olan Steinem, kadınların iş yerinde ve evde kendilerini kanıtlamaları, siyasi güç ve eşitlik elde etmeleri için verdiği mücadeleyle tanınıyordu. Ölüm haberi, feminist hareketin önde gelen isimlerini ve dünya çapında milyonlarca insanı yasa boğdu.
Feminist Mücadelenin Öncü İsmi
Gloria Steinem, 25 Mart 1934'te Toledo, Ohio'da doğdu. Gazetecilik kariyerine 1960'larda başlayan Steinem, özellikle 1969'da New York dergisinde yayımlanan "After Black Power, Women's Liberation" başlıklı makalesiyle geniş kitlelerin dikkatini çekti. Bu yazı, onu ülke çapında tanınan bir feminist lider haline getirdi.
Steinem, 1972'de Dorothy Pitman Hughes ile birlikte Ms. Magazine'i kurdu. Dergi, kadınların sorunlarını ana akım medyada görünür kılmayı amaçlıyordu ve kısa sürede feminist hareketin sesi haline geldi. Steinem, derginin ilk sayısında "Bir kadın olarak, kendimi bir insan olarak görüyorum" diyerek kadınların birey olarak değerini vurguladı.
1970'lerde kadın hakları yürüyüşlerine öncülük eden Steinem, Ulusal Kadın Örgütü (NOW) ile birlikte çalıştı ve Eşit Haklar Değişikliği'nin (ERA) kabul edilmesi için yoğun çaba sarf etti. 1971'de kadınların siyasi temsilini artırmak amacıyla Ulusal Kadın Siyasi Grubu'nu (National Women's Political Caucus) kurdu. Ayrıca 1970'lerin sonunda kadınların ekonomik bağımsızlığını destekleyen Women's Action Alliance gibi örgütlerde yer aldı.
Küresel Etki ve Mirası
Steinem'ın etkisi ABD sınırlarını aştı. 1980'lerde ve 1990'larda dünya çapında kadın hakları konferanslarına katıldı, Birleşmiş Milletler toplantılarında konuşmalar yaptı. 1995'te Pekin'de düzenlenen Dünya Kadın Konferansı'nda yaptığı konuşmada, kadın haklarının insan hakları olduğunu bir kez daha vurguladı. Steinem, ırkçılık, yoksulluk ve cinsiyet ayrımcılığının kesişimselliğine dikkat çekerek, feminizmin sadece beyaz orta sınıf kadınların sorunu olmadığını savundu.
Yazdığı kitaplar arasında "Outrageous Acts and Everyday Rebellions" (1983), "Revolution from Within" (1992) ve "Moving Beyond Words" (1994) bulunuyor. 2015'te çekilen "The Gloria Steinem Story" belgeseli ve 2020'de yayımlanan "The Glorias" filmi, onun yaşamını geniş kitlelere tanıttı. Steinem, 2013'te Başkanlık Özgürlük Madalyası ile onurlandırıldı.
Steinem, yaşamı boyunca pek çok genç kadına ilham verdi. Onun mirası, kadınların siyasette, iş dünyasında ve toplumda daha fazla söz sahibi olması yönündeki küresel mücadeleyi derinden etkiledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gloria Steinem'ın vefatı, Türkiye'deki kadın hakları hareketi için de sembolik bir anlam taşıyor. Steinem'ın mücadelesi, Türkiye'de kadınların eğitim, istihdam ve siyasi temsil alanlarındaki eşitsizliklerle mücadelesine ışık tutuyor. Türkiye'de kadın hakları savunucuları, Steinem'ın "kişisel olan politiktir" söylemini benimseyerek yerel mücadelelere yön verdi. Ayrıca, ABD'deki feminist dalganın küresel yansımaları, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler (örneğin İstanbul Sözleşmesi) bağlamında önem taşıyor. Steinem'ın ardından, kadın hakları evrensel bir mücadele olarak güçlenerek devam edecek.