İngiltere'de hükümet adına yürütülen resmi bir incelemenin başkanı Profesör Peter Fonagy, gençlerin ruhsal sağlığındaki bozulmayı değerlendirdi. BBC'ye özel açıklamalarda bulunan Fonagy, gençlerin "kar tanesi" (aşırı hassas) olarak nitelendirilmesine karşı çıkarak, genç olmanın geçmişe kıyasla çok daha zorlu hale geldiğini vurguladı. Fonagy, artan ruhsal sıkıntının bireysel bir zayıflık değil, toplumsal ve yapısal faktörlerin bir sonucu olduğunu belirtti.
Ruhsal Sıkıntıdaki Artışın Arka Planı
Profesör Fonagy'nin liderliğindeki inceleme, İngiltere'de gençler arasında anksiyete, depresyon ve diğer ruhsal sağlık sorunlarının son yıllarda belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor. Fonagy'ye göre bu artış, sosyal medyanın yaygınlaşması, ekonomik belirsizlikler, iklim krizi gibi küresel sorunlar ve eğitim sistemi üzerindeki baskılar gibi çoklu etkenlerden kaynaklanıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde gençlerin ruhsal sağlığındaki bozulma daha da hızlandı.
Fonagy, "Gençlerin yaşadığı zorlukları görmezden gelmek veya onları 'kar tanesi' olarak etiketlemek, sorunun ciddiyetini anlamamak anlamına gelir. Bugünün gençleri, önceki nesillere göre çok daha karmaşık ve rekabetçi bir dünyada yaşıyor" dedi. Resmi inceleme, ruhsal sağlık hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi, okullarda psikolojik destek birimlerinin güçlendirilmesi ve ailelerin bilinçlendirilmesi gibi öneriler içeriyor.
İngiltere'de yapılan araştırmalar, 5-16 yaş arası çocuklarda ruhsal sağlık sorunlarının son 20 yılda önemli ölçüde arttığını gösteriyor. Özellikle kız çocukları ve genç kadınlarda depresyon ve anksiyete oranları daha yüksek. Fonagy, bu durumun sadece İngiltere'ye özgü olmadığını, birçok gelişmiş ülkede benzer eğilimlerin gözlendiğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gençler arasında ruhsal sağlık sorunlarının artışı, yalnızca İngiltere'nin değil, tüm dünyanın karşı karşıya olduğu bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, dünya genelinde 10-19 yaş arası her yedi gençten biri ruhsal bir bozuklukla mücadele ediyor. Bu oran, genç nüfusun yoğun olduğu ülkelerde daha da yüksek. Ruhsal sağlık sorunları, intihar gibi trajik sonuçlara yol açabiliyor ve bu da genç ölümlerinin önde gelen nedenleri arasında yer alıyor.
Küresel ekonomik belirsizlik, işsizlik, eğitimde fırsat eşitsizliği ve sosyal medyanın yarattığı baskı, gençlerin ruhsal sağlığını olumsuz etkileyen faktörler arasında. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde ruhsal sağlık hizmetlerine erişim kısıtlı. Profesör Fonagy'nin çağrısı, uluslararası düzeyde ruhsal sağlık politikalarının önceliklendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Uzmanlar, ruhsal sağlık sorunlarının damgalanmasının önlenmesi, erken teşhis ve tedaviye erişimin artırılması ve okul temelli müdahale programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, sosyal medya platformlarının gençler üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için düzenlemeler yapılması tartışılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, genç nüfusun yoğun olduğu bir ülke olarak benzer ruhsal sağlık sorunlarıyla karşı karşıya. TÜİK verilerine göre, 15-24 yaş arası gençlerde işsizlik oranı yüksek ve ekonomik belirsizlik gençlerin gelecek kaygısını artırıyor. Eğitim sistemindeki rekabet, sınav baskısı ve sosyal medya kullanımının yaygınlığı, Türk gençleri arasında da anksiyete ve depresyon riskini yükseltiyor. Ancak, ruhsal sağlık hizmetlerine erişim ve toplumsal farkındalık konusunda eksiklikler bulunuyor. Profesör Fonagy'nin vurguladığı gibi, gençleri 'kar tanesi' olarak etiketlemek yerine, yapısal sorunlara odaklanmak ve ruhsal destek sistemlerini güçlendirmek Türkiye için de kritik önem taşıyor. Bu konuda atılacak adımlar, genç nüfusun potansiyelini korumak ve toplumsal refahı artırmak için elzem.