GAZZE/KAHİRE, 23 Temmuz — Gazze Şeridi'nin güneyindeki devasa çadır kamplarında, tek kullanımlık bir çakmak, gıda, su ve yakıt kadar hayati bir lüks eşyaya dönüştü. İsrail'in 7 Ekim 2023'te başlayan yoğun hava ve kara saldırılarının ardından yerlerinden edilen yüz binlerce Filistinli, Refah ve Han Yunus çevresindeki derme çatma barınaklarda yaşam mücadelesi veriyor. Bu kamplarda ateş yakmak, yemek pişirmek, su ısıtmak ve geceleri karanlığı aydınlatmak için çakmak neredeyse bir zorunluluk haline geldi. Ancak savaşın yarattığı abluka ve kıtlık nedeniyle bu küçük alet, bulunması en zor ve en pahalı mallardan biri oldu. Yerel kaynaklara göre normalde 1 şekele (yaklaşık 0,27 dolar) satılan bir çakmak, karaborsada 10 ila 20 şekele (3-5 dolar) arasında alıcı buluyor. Özellikle yakıt tüpü, ocak ve kibrit gibi alternatiflerin neredeyse tamamen tükendiği bölgelerde çakmak, yerinden edilmiş aileler için adeta bir can simidi işlevi görüyor.
Çakmak ticareti: Bir can simidinin anatomisi
BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) verilerine göre Gazze'de şu anda 1,8 milyondan fazla insan çadır veya yıkık binalarda barınıyor. Bu kamplarda temel ihtiyaç maddelerine erişim her geçen gün daha da kısıtlanıyor. Ateş yakma araçları, özellikle çakmak, sadece yemek pişirmek için değil, aynı zamanda kış aylarında ısınmak, çamaşırları kurutmak ve küçük çocukları sıcak tutmak için de kritik önem taşıyor. Gazze'deki sağlık görevlileri, çakmak eksikliğinin özellikle bebekli aileler arasında hipotermi riskini artırdığını belirtiyor.
Çakmakların kamplara ulaşması ise büyük ölçüde Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı'ndan yapılan sınırlı ticari sevkiyatlar ve yardım kamyonları aracılığıyla gerçekleşiyor. Ancak İsrail'in sıkı denetimleri ve kara operasyonları nedeniyle bu akış sürekli kesintiye uğruyor. Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye giren insani yardım miktarı yüzde 85 azaldı. Çakmak, bu daralan yardım tedarik zincirinde en önemsiz ama en vazgeçilmez ürünlerden biri haline geldi. Yerel tüccarlar, çakmakları genellikle Mısır'dan kaçak yollarla getiriyor veya özel izinli tırların arasına gizlice yerleştiriyor. Bir tüccar, "Bir çakmağın maliyeti savaş öncesi 1 şekeldi, şimdi 10 şekel. Ama insanlar parayı veriyor çünkü ateş olmadan yaşayamazsınız" diyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Bir insani krizin sembolü
Gazze'de çakmağın bir lüks eşya haline gelmesi, savaşın yarattığı insani felaketin boyutlarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. BM Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) defalarca Gazze'deki kıtlık ve sağlık krizine dikkat çekti. Ancak çakmak gibi temel bir aletin yokluğu, sadece gıda ve ilaç yardımının yeterli olmadığını, günlük yaşamın her alanında bir çöküş yaşandığını gösteriyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) sözcüleri, "Gazze'de insanlar ateş yakmak için bile birine muhtaç hale geldi. Bu, bir toplumun temel işlevlerini yitirdiğinin göstergesidir" ifadelerini kullandı.
Bu kriz, küresel kamuoyunda Gazze'ye yönelik silah ambargosu ve ateşkes çağrılarını yeniden gündeme getirdi. Mısır, Katar ve ABD'nin arabuluculuğundaki müzakerelerde İsrail'in yardım sevkiyatlarına yönelik kısıtlamaları ana tartışma konularından biri olmaya devam ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, çakmak dahil olmak üzere "gündelik hayatı sürdürmek için gerekli" malzemelerin Gazze'ye girişine izin verilmesi gerektiğini belirtirken, İsrail bu tür eşyaların 'çift kullanımlı' (insani ve askeri) olarak sınıflandırılabileceği gerekçesiyle kısıtlamaları sürdürüyor. Öte yandan, bölgedeki diğer Arap ülkeleri, özellikle Ürdün ve Mısır, sınır geçişlerinde yaşanan lojistik sorunların çözümü için uluslararası topluma daha fazla baskı yapılması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de çakmak krizi görünürde küçük bir ayrıntı olsa da, bölgedeki insani felaketin derinliğini gözler önüne seriyor. Türkiye, 7 Ekim sonrası Gazze'ye en fazla insani yardım gönderen ülkelerden biri. Ancak bu yardımların temel gündelik malzemeleri de kapsayacak şekilde çeşitlendirilmesi gündeme gelebilir. Türkiye'nin Mısır ve Katar ile birlikte yürüttüğü diplomatik girişimlerde, yardım tedarik zincirine ilişkin ‘çift kullanımlı’ malzeme tanımının netleştirilmesi için daha aktif rol alması beklenebilir. Aksi takdirde, çakmak gibi masum bir ürünün krizi, Türkiye’nin bölgedeki insani diplomasi çabalarını zayıflatabilir.