İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım savaşının yıkıcı etkilerine rağmen, İslami Gazze Üniversitesi (İGU) öğrencileri ve personeli, eğitimi yeniden canlandırmak için olağanüstü bir gayret gösteriyor. Savaş nedeniyle büyük ölçüde hasar gören üniversite, Filistinli öğrencilere eğitim vermeye devam etmek amacıyla alternatif çözümler üretiyor. Üniversite yönetimi, çevrimiçi dersler ve geçici kampüsler kurarak eğitimin kesintisiz sürmesini hedefliyor. Bu çabalar, işgal altındaki Filistin topraklarında eğitimin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gelişmenin Arka Planı
İslami Gazze Üniversitesi, 1978 yılında kurulan ve bölgenin en köklü eğitim kurumlarından biri olarak biliniyor. Ancak 7 Ekim 2023'te başlayan İsrail saldırıları, üniversitenin kampüsünü büyük ölçüde tahrip etti. Binalar yerle bir oldu, laboratuvarlar ve kütüphaneler kullanılamaz hale geldi. Yine de üniversite yönetimi ve akademisyenler, eğitimi sürdürmek için seyyar sınıflar ve dijital platformlar üzerinden dersler vermeye başladı. Öğrenciler, evlerinin enkazı arasında internet erişimi bulmaya çalışarak derslere katılıyor. Bazı öğrenciler ise kampüsün yakınındaki çadırlarda kurulan geçici sınıflarda yüz yüze eğitim alıyor.
Üniversite rektörü Prof. Dr. Samir Afana, yaptığı açıklamada, "Bizler için eğitim, direnişin bir biçimidir. Düşman bizi yok etmeye çalışsa da biz eğitimle yeniden var olacağız" dedi. Afana, uluslararası toplumdan ve özellikle İslam dünyasından yardım çağrısında bulunarak, üniversitenin yeniden inşası için maddi desteğin şart olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İslami Gazze Üniversitesi'nin ayakta kalma mücadelesi, sadece Filistin eğitim sistemi için değil, bölgenin geleceği açısından da kritik önem taşıyor. Uzmanlar, savaşın uzaması halinde Gazze'de yeni nesillerin eğitimsiz kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve bunun uzun vadede radikalleşmeyi artırabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, üniversitenin direnişi, uluslararası kamuoyunda Filistin davasına dikkat çekiyor. Birçok ülke ve sivil toplum kuruluşu, üniversiteye destek kampanyaları başlattı. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) da Gazze'deki eğitim çalışmalarına destek veriyor. Ancak İsrail'in eğitim kurumlarını hedef alması, uluslararası hukuk açısından savaş suçu olarak değerlendiriliyor.
Bu durum, Orta Doğu'da eğitimin siyasi bir mesele haline geldiğinin de bir göstergesi. Filistinliler, eğitimin kendileri için bir varoluş mücadelesi olduğunu belirtiyor. Üniversite yönetimi, savaş sonrasında daha güçlü bir şekilde yeniden yapılanmayı planlıyor. Şu an için öncelik, öğrencilerin mezun edilmesi ve akademik çalışmaların sürdürülmesi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle biliniyor ve İslami Gazze Üniversitesi'nin yeniden canlandırılması çabaları Ankara'nın ilgisini çekiyor. Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, Gazze'deki eğitim kurumlarına yardım sağlamak için harekete geçmiş durumda. Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin'deki insani yardım faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini artırma ve Filistin halkının yanında olduğunu gösterme açısından önemli bir fırsat sunuyor. Türkiye'nin bu tür eğitim projelerine aktif katılımı, hem iki ülke arasındaki dostane ilişkileri güçlendirebilir hem de Türkiye'nin bölgesel liderlik rolünü pekiştirebilir.