Gazze Şeridi'nin güneyindeki Şeyh İclan bölgesinde yaşayan Filistinli çiftçi Ebu Muhammed, yaklaşık üç yıl süren savaşın ardından, çatışmalar sırasında bir an olsun aklından çıkaramadığı ve terk etmeye kıyamadığı üzüm bağlarına geri döndü. Yıllarca süren çatışmalar ve abluka nedeniyle büyük yıkım yaşayan bölgede, Ebu Muhammed'in bağları adeta bir direniş sembolü haline geldi. Savaşın yaralarını sarmaya çalışan çiftçi, hasretle beklediği bağlarında ilk hasadı toplamanın heyecanını yaşıyor.
Yıkımın ortasında yeşeren bağlar
Ebu Muhammed, savaş boyunca bağlarını ziyaret etmek için büyük riskler aldığını, ancak hiçbir zaman bağlarını tamamen terk etmediğini belirtiyor. "Bu bağlar benim hayatım, ailemin geçim kaynağı. Savaşın bombaları arasında bile onları düşünmekten vazgeçmedim. Şimdi geri döndüm ve onları yeniden yeşertmek için elimden geleni yapacağım" diyor. Bölgedeki birçok tarım arazisi gibi bağları da ağır hasar görmüş, bazı asmalar kurumuş, sulama sistemleri kullanılamaz hale gelmişti. Ancak Ebu Muhammed, sabırla ve azimle, hasarlı asmaları budayarak ve yenilerini dikerek bağlarını yeniden canlandırmayı başarmış.
Şeyh İclan, Gazze'de üzümleriyle ünlü bir bölge olarak biliniyor; özellikle de tatlı ve sulu siyah üzüm çeşitleriyle. Bölgenin toprak yapısı ve iklimi, üzüm yetiştiriciliği için ideal koşullar sunuyor. Savaş öncesinde burada yüzlerce aile geçimini bağcılıkla sağlıyordu. Yerel tarım yetkililerine göre, savaş nedeniyle bölgedeki tarım arazilerinin yüzde 45'inden fazlası kullanılamaz hale geldi. Pek çok çiftçi, evsiz kaldığı için ya da güvenlik endişesiyle topraklarına dönemiyor. Ebu Muhammed ise bu zor koşullara rağmen dönüşüyle çevresindekilere umut aşılıyor.
Tarımın yeniden doğuşu: Bölgesel ve küresel etkiler
Ebu Muhammed'in bağlarına dönüşü, sadece kişisel bir zafer değil; aynı zamanda Gazze tarımının yeniden ayağa kalkma mücadelesinin de bir sembolü olarak görülüyor. Uzmanlar, tarımın Gazze ekonomisi için hayati önem taşıdığını, savaş ve abluka nedeniyle bölgenin gıda ihtiyacının büyük ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini vurguluyor. Bu bağlamda, yerel üretimin artırılması, gıda güvenliği açısından kritik bir öneme sahip.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, Gazze'de savaş nedeniyle tarım sektöründe milyarlarca dolarlık kayıp yaşandı. Binlerce dönüm zeytinlik, meyve bahçesi ve seranın yanı sıra hayvancılık tesisleri de tahrip edildi. Uluslararası kuruluşlar, kalıcı bir ateşkes sağlanması ve ablukanın kaldırılması halinde tarımın yeniden inşası için önemli bir potansiyel olduğunu belirtiyor; ancak mevcut koşullarda çiftçilerin gübre, tohum ve sulama ekipmanı gibi temel girdilere erişimi oldukça sınırlı. Ebu Muhammed'in hikayesi, bu zorluklara rağmen Filistinli çiftçilerin topraklarına bağlılığını ve direncini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Gazze'deki insani durumun iyileşmesine yönelik umutları artırmakla birlikte, Türkiye açısından da Filistin meselesine olan ilgisini sürdürmesi açısından önem taşıyor. Türkiye, geçmişte Gazze'nin yeniden imarı için çeşitli kalkınma projelerine destek vermişti. Tarımın canlanması, bölgede istikrarın sağlanması ve göç dalgalarının önlenmesi için kritik bir unsur. Türkiye'nin, insani yardımların yanı sıra tarımsal kalkınma alanında da iş birliği yapması, hem Filistin halkına destek olmanın bir yolu hem de bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Ayrıca, Filistinli çiftçilerin ürünlerinin Türkiye pazarına ulaştırılması gibi ekonomik iş birliği fırsatları da değerlendirilebilir.