Gazze Şeridi'ndeki Kamal Adwan Hastanesi'nin başhekimi Dr. Hussam Abu Safiya'nın oğlu, babasının İsrail güçleri tarafından alıkonulmasına karşı uluslararası topluma seslenerek, “Çok geç olmadan serbest bırakılması için harekete geçilmesi” çağrısında bulundu. Dr. Abu Safiya, aralık ayı sonunda İsrail ordusunun kuzey Gazze'ye düzenlediği operasyon sırasında gözaltına alınmıştı. Oğlu Muhammed, babasının sağlık durumunun kritik olduğunu ve hastanede tutulduğu süreçte işkenceye maruz kaldığını iddia etti. Orta Doğu Gözlem sitesine konuşan Muhammed, “Babam sadece hastaları tedavi eden bir doktordu. Savaş suçu işlemedi. Onu hemen serbest bırakmalılar” dedi.
Gelişmenin arka planı
Dr. Hussam Abu Safiya, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana Kamal Adwan Hastanesi'nde görev yapıyordu. Hastane, savaşın en yoğun yaşandığı bölgelerden biri olan Cibaliye'de bulunuyordu ve defalarca İsrail saldırılarına hedef oldu. Dr. Abu Safiya, hastanenin kuşatılması ve tıbbi malzeme sıkıntısına rağmen binlerce yaralıya tedavi sağladı. İsrail ordusu, hastaneyi “Hamas karargahı” olarak kullanıldığı gerekçesiyle hedef aldı. Ancak sağlık çalışanları ve uluslararası kuruluşlar bu suçlamayı reddediyor. Aralık 2024'teki operasyon sırasında hastane tamamen tahliye edildi ve Dr. Abu Safiya da dahil olmak üzere çok sayıda sağlık personeli gözaltına alındı. Oğlu Muhammed, babasının serbest bırakılması için Dünya Sağlık Örgütü ve Kızılhaç gibi kuruluşlara defalarca başvurdu ancak sonuç alamadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, Gazze'de sağlık altyapısının çöküşünü ve sağlık çalışanlarının hedef alınmasını bir kez daha gözler önüne seriyor. Birleşmiş Milletler, savaşın başından bu yana 1.000'den fazla sağlık çalışanının öldürüldüğünü, yüzlercesinin ise gözaltına alındığını belirtiyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail'in sağlık tesislerine yönelik saldırılarını savaş suçu olarak nitelendiriyor. Dr. Abu Safiya'nın durumu, İsrail'in uluslararası insancıl hukuka aykırı uygulamalarına bir örnek olarak uluslararası kamuoyunda yankı buluyor. ABD ve Avrupa Birliği'nden konuya ilişkin sessizlik dikkat çekerken, insan hakları örgütleri İsrail'e yaptırım çağrılarını yineliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani kriz karşısında aktif bir rol üstleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in saldırılarını defalarca kınamış ve sağlık çalışanlarına yönelik eylemleri savaş suçu olarak nitelendirmiştir. Dr. Abu Safiya'nın durumu, Türkiye'nin insani diplomasi öncelikleriyle doğrudan örtüşmektedir. Ankara, bölgede kalıcı ateşkes ve Filistinlilere yönelik uluslararası koruma çağrılarını sürdürmektedir. Bu olay, Türkiye'nin BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde girişimlerini yoğunlaştırmasına neden olabilir. Ayrıca, Türk insani yardım kuruluşları Gazze'de faaliyet gösterirken, sağlık çalışanlarının güvenliği konusu Ankara'nın öncelikli gündem maddeleri arasında yer almaktadır.