İsrail'in 7 Ekim'den bu yana yoğun saldırıları altındaki Gazze Şeridi'nde, savaştan kaçarak evlerini terk etmek zorunda kalan binlerce Filistinli, enkaz arasında kurdukları küçük bir ekranda Dünya Kupası maçlarını izliyor. Han Yunus, Refah ve Deyr el-Belah başta olmak üzere birçok bölgede, kamp hayatı yaşayan aileler, futbolun birleştirici gücüne sığınıyor. Özellikle Katar'da düzenlenen 2022 FIFA Dünya Kupası'nın heyecanı, savaşın acımasız gerçekliğine bir anlığına ara vermelerini sağlıyor.
Enkaz arasında futbol coşkusu
İsrail bombardımanı nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan aileler, çadırlarda ya da yıkıntılar arasında hayatta kalma mücadelesi verirken, Dünya Kupası maçlarını izlemek için ellerinden geleni yapıyor. Bazı bölgelerde jeneratörlerle çalışan televizyonlar, bazılarında ise taşınabilir telefon ekranlarıyla maçlar takip ediliyor. Çocuklar, enkazda buldukları toplarla maç yaparken, yetişkinler de turnuvanın sonuçlarını büyük bir merakla bekliyor.
Refah'ta bir çadırda yaşayan Ümmü Muhammed, "Bu maçlar bize bir anlığına acılarımızı unutturuyor. Futbol oynarken ya da maç izlerken kendimizi savaşın dışında hissediyoruz" dedi. Han Yunus'ta iki çocuğuyla enkaz altında kalan eşyaları kurtarmaya çalışan Ebu Ahmed ise, "Dünya Kupası'nı izlemek için güneş enerjisiyle çalışan küçük bir televizyon bulduk. Çocuklarım en azından bu saatlerde savaşın dehşetini unutuyor" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki Dünya Kupası heyecanı, aslında uluslararası toplumun savaşın insani boyutuna kayıtsızlığını da gözler önüne seriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 7 Ekim'den bu yana 1,9 milyon Filistinli yerinden edilmiş durumda. Bu insanlar, temel ihtiyaç maddelerinin yanı sıra psikolojik desteğe de muhtaç. Dünya Kupası gibi uluslararası spor etkinlikleri, savaşın ortasında bile umut ışığı olmaya devam ediyor.
Katar'da düzenlenen Dünya Kupası'nın ev sahibi ülke, başından beri Filistin davasına verdiği destekle biliniyor. Turnuvanın açılış töreninde Filistin bayrağının dalgalanması ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin "Filistinli kardeşlerimiz bu kupayı en çok hak edenler" sözleri, bölge halkı arasında sevinçle karşılanmıştı. Ancak İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının şiddetlenmesiyle birlikte, Filistinli taraftarların Dünya Kupası coşkusu yerini matem ve endişeye bırakmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destek ve insani yardımlarla Gazze'deki krizin çözümünde aktif rol oynuyor. Dünya Kupası'nın, savaşın ortasında bile Filistinlilere moral kaynağı olması, Türkiye'nin de desteklediği spor diplomasisi ve insani yardım çabalarının önemini bir kez daha gösteriyor. Ankara'nın, Katar'la birlikte yürüttüğü girişimler, hem bölgesel istikrarı güçlendirmekte hem de Türkiye'nin Orta Doğu'daki etkisini artırmaktadır. Türkiye, bu tür uluslararası etkinliklerin birleştirici gücünü kullanarak, Filistin halkının yaşadığı zorluklara dikkat çekmeye devam etmelidir.