Gazze'de öğrenciler, üç yıl aradan sonra ilk kez okullarına döndü. Bu dönüş, yaklaşık 22 bin öğrencinin ve 532'si öğretmen olmak üzere 770'ten fazla eğitim çalışanının hayatını kaybettiği çatışmaların ardından Gazze için kırılgan bir kilometre taşı oldu. Yeniden açılan okullar, bölgedeki insani krizin gölgesinde eğitimin sürdürülebilirliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Çatışmanın Eğitime Maliyeti
Üç yıl süren çatışmalar, Gazze'nin eğitim altyapısını ağır biçimde tahrip etti. Okulların büyük bölümü ya bombalandı ya da sığınak olarak kullanıldığı için eğitim faaliyetleri durdurulmuştu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'deki okul çağındaki çocukların büyük çoğunluğu bu süre zarfında eğitimden mahrum kaldı. Çatışmalarda hayatını kaybeden 22 bin öğrenci, geleceğin Gazze'si için önemli bir kayıp olarak kayıtlara geçti. Eğitim çalışanlarının kaybı ise 770'i aşkın sayıya ulaştı; bu kişilerin 532'si öğretmendi. Bu kayıplar, eğitim sisteminin yeniden inşasını daha da zorlaştırıyor.
Okulların yeniden açılması, yalnızca fiziksel mekânların onarılmasıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda travma yaşamış öğrenciler ve eğitimciler için psikososyal destek ihtiyacını da gündeme getirdi. Yetkililer, sınırlı kaynaklara rağmen derslerin başladığını ve öğrencilerin büyük bir kısmının okula dönüş yaptığını belirtiyor. "Tüm bunlara rağmen öğreneceğiz" diyen öğrenciler, eğitim azminin sembolü haline geldi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Gazze'deki eğitim krizi, Orta Doğu'nun istikrarı açısından da önem taşıyor. Uzun süreli eğitim kesintileri, radikalleşme riskini artırabileceği gibi, bölgede kalıcı bir barışın tesisi için gerekli olan nitelikli insan kaynağının yetişmesini de engelliyor. Uluslararası kuruluşlar, Gazze'de eğitimin yeniden tesisi için fon çağrısı yaparken, birçok ülke ve sivil toplum kuruluşu da okulların onarımı ve öğretmen ihtiyacının karşılanması için çaba gösteriyor. Ancak çatışmanın yarattığı yıkımın boyutu, uluslararası yardımların yetersiz kalabileceği endişesini beraberinde getiriyor.
Öte yandan, okulların açılması, Gazze'de günlük yaşamın normale dönmesi yolunda atılmış sembolik bir adım olarak görülüyor. Ancak bu adımın kalıcı olması, bölgede ateşkesin sürmesine ve insani yardımların kesintisiz ulaşmasına bağlı. Aksi halde, öğrencilerin yeniden okullarından kopması kaçınılmaz olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de eğitimin yeniden başlaması, Türkiye'nin bölgeye yönelik insani diplomasisi ve istikrar çabaları açısından önemli bir gelişme. Türkiye, uzun süredir Gazze'ye insani yardım gönderiyor ve Filistinli öğrencilere burs sağlıyor. Eğitimin yeniden tesisi, Türkiye'nin bölgede yürüttüğü kalkınma ve barış inşası projelerine zemin hazırlayabilir. Ayrıca, istikrarlı bir Gazze, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik dengeler ve Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından da olumlu bir adım. Ancak kalıcı bir çözüm için uluslararası toplumun desteği şart.