Gazze Şehri’nde İsrail ordusu tarafından düzenlenen bir insansız hava aracı (İHA) saldırısında, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı bir çadır hedef alındı. Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, 6 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu en az 10 kişi yaralandı. Olay, Gazze Şehri’nin batısındaki Rimal semtinde meydana geldi. Anadolu Ajansı’nın aktardığı habere göre, İsrail ordusuna ait bir drone, bölgedeki sivil yerleşim alanına ateş açtı. Patlamanın ardından çevredekiler yaralılara yardım etmek için koşarken, olay yerine ambulanslar sevk edildi. Hastaneye kaldırılan yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu belirtiliyor.
Saldırının arka planı ve bölgedeki insani durum
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları, özellikle Ekim 2023’te başlayan geniş çaplı operasyonlarla birlikte yoğunlaştı. Binlerce Filistinli, evlerini terk etmek zorunda kalırken, çadır kentlerde yaşam mücadelesi veriyor. Uluslararası Kızılhaç ve Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, sivil altyapının büyük ölçüde tahrip olduğu Gazze’de insani koşulların her geçen gün kötüleştiğini vurguluyor. Gazze Şehri’ndeki son saldırı, sivillerin sığındığı geçici barınma alanlarının bile hedef alındığını gösteriyor. Rimal semti, savaştan önce de yoğun nüfuslu bir yerleşim yeriydi. Şu anda ise birçok aile, enkaz altında kalmamak için açık alanlara kurdukları çadırlarda yaşamaya çalışıyor.
İsrail ordusu, saldırıya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak geçmişte benzer operasyonlar için “Hamas hedeflerine yönelik” olduğu savunması yapılmıştı. Bununla birlikte, uluslararası toplum, sivil kayıpların önlenmesi çağrılarını yineliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF, Gazze’de çocuk ölümlerinin endişe verici boyutlara ulaştığını belirtiyor. Son saldırıda da yaralananlar arasında çocukların bulunması, bölgede sivil can kaybının ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel boyutu
Bu tür saldırılar, İsrail-Filistin çatışmasının yalnızca bölgesel değil, küresel bir boyuta sahip olduğunu hatırlatıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) defalarca ateşkes çağrısında bulunmasına rağmen, çatışmalar devam ediyor. ABD’nin İsrail’e verdiği askeri desteğin sürmesi, uluslararası kamuoyunda sert eleştirilere yol açıyor. Öte yandan, Mısır ve Katar gibi ülkeler arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Ancak sivillerin hedef alındığı olaylar, barış görüşmelerinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Gazze’deki insani kriz, aynı zamanda Avrupa Birliği’ni de harekete geçirmiş durumda. Fransa ve Almanya, sivil kayıpların soruşturulması çağrısı yapıyor. Ancak İsrail yönetimi, uluslararası baskılara rağmen operasyonlarına devam edeceğini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze’deki sivil kayıplara yönelik güçlü tepkiler veren ülkelerin başında geliyor. Ankara, bu tür saldırıları uluslararası hukuk ihlali olarak nitelendiriyor ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ilgili platformlarda Filistin’in yanında yer alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’e yönelik sert açıklamalar yaparken, Türkiye aynı zamanda Gazze’ye insani yardım ulaştırmaya çalışıyor. Yaşanan bu son saldırı, Türkiye’nin Filistin meselesindeki diplomatik pozisyonunu daha da güçlendirebilir. Bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla Türkiye’nin arabuluculuk rolüne vurgu yapması bekleniyor. Ayrıca, Ankara’nın İsrail ile enerji ve ticaret alanındaki ilişkilerinde bu tür gelişmelerin etkili olması olasıdır.