Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kentinin Zeytun Mahallesi'nde, İsrail'in aylardır süren saldırıları sonucu yıkılan evlerin enkazından çıkarılan 100 Filistinlinin cenazesi için Pazar günü kitlesel bir cenaze töreni düzenlendi. Anadolu Ajansı'nın bildirdiğine göre, binlerce Filistinli, kurbanların yakınları ve toplum üyeleri törene katıldı. Cenazeler, enkaz altından güçlükle çıkarılabildi; birçoğunun kimliği belirsiz veya parçalanmış durumda olduğu için toplu defin işlemi gerçekleştirildi.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları Ekim 2023'ten bu yana aralıksız devam ediyor. Zeytun Mahallesi, saldırıların yoğunlaştığı bölgelerden biri. Yerel kaynaklara göre, bölgedeki konutların büyük bölümü kullanılamaz hale geldi. Enkaz kaldırma çalışmaları, ağır ekipman ve personel yetersizliği nedeniyle son derece yavaş ilerliyor. Filistinli yetkililer, enkaz altında hâlâ binlerce kişinin olduğunu tahmin ediyor. Pazar günkü törende, hayatını kaybeden 100 kişi için toplu namaz kılındı ve defin işlemi gerçekleştirildi. Tören sırasında duygusal anlar yaşandı; yakınlarını kaybedenler gözyaşlarına hâkim olamadı. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, saldırılar başladığından bu yana hayatını kaybeden Filistinli sayısı 37 binin üzerinde. Ancak enkaz altındaki kayıplar bu sayıya dahil değil. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail'in eylemlerini soykırım olarak nitelendiriyor; İsrail ise suçlamaları reddediyor. Cenaze töreni, Gazze'deki insani krizin derinliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgede gıda, su, ilaç ve yakıt sıkıntısı had safhada. Hastaneler çalışamaz durumda, çoğu tıbbi malzeme tükenmiş durumda. Uluslararası yardım kuruluşları, Gazze'ye yeterli insani yardım ulaştırılamadığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki trajedi, Orta Doğu'nun istikrarını tehdit eden en önemli unsurlardan biri haline geldi. İsrail'in saldırıları, bölgede gerilimi tırmandırırken, diplomatik çözüm arayışları sonuçsuz kalıyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabaları zaman zaman ateşkes sağlasa da kalıcı bir çözüm bulunamadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrıları ABD'nin vetosuyla karşılaşıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail yetkilileri hakkında savaş suçu soruşturması yürütüyor. Bu gelişmeler, küresel düzeyde anti-İsrail protestolarını artırırken, birçok ülke İsrail ile ilişkilerini gözden geçiriyor. Türkiye, İsrail'in saldırılarını en sert şekilde eleştiren ülkelerin başında geliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i "terör devleti" olarak nitelendirmiş ve ticari ilişkileri askıya alma kararı almıştı. Türkiye, Gazze'ye insani yardım gönderen ülkeler arasında yer alıyor ve Filistin davasını uluslararası platformlarda savunuyor. Ancak İsrail ile yaşanan gerilim, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu da etkiliyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, İsrail'e destek verirken, kamuoylarında artan baskıyla karşı karşıya. Gazze'deki insani felaket, küresel vicdanı yaralarken, uluslararası toplumun etkisizliği eleştiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de yaşanan insani trajedi, Türkiye'nin dış politikasında öncelikli bir yer tutuyor. Türkiye, İsrail'in saldırılarını soykırım olarak tanımlayarak uluslararası arenada Filistin'in yanında yer alıyor. Bu tutum, Türkiye'nin İslam dünyasındaki liderlik iddiasını güçlendirirken, Batı ile ilişkilerinde zaman zaman gerilime yol açıyor. Ekonomik açıdan, İsrail ile ticaretin askıya alınması iki ülke arasındaki ticaret hacmini olumsuz etkiledi; ancak Türkiye, alternatif pazarlar arayışında. Güvenlik boyutunda ise Gazze'deki istikrarsızlık, bölgesel yayılma riski taşıyor. Türkiye, olası bir mülteci dalgasına karşı tedbirler alıyor. Ayrıca, İsrail'in saldırıları, Türkiye'nin savunma sanayii ve istihbarat stratejilerini de etkiliyor. Türkiye, Mısır ve Katar ile koordinasyon halinde ateşkes için çaba sarf ediyor. Sonuç olarak, Gazze'deki gelişmeler, Türkiye'nin Orta Doğu'daki etkinliğini ve küresel aktör olma hedefini doğrudan etkiliyor.