İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında ağır yaralanan bir çocuk, kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Middle East Eye'ın aktardığına göre, çocuğun ölümüyle birlikte 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'deki can kaybı 73.043'e yükseldi. Filistin Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içinde İsrail güçlerinin 47 kişiyi daha öldürdüğünü, yaralı sayısının ise 79.702'ye ulaştığını duyurdu. Saldırılarda özellikle sivil altyapının hedef alındığı, hastane ve okulların da zarar gördüğü belirtiliyor. Uluslararası toplumdan ateşkes çağrıları sürerken, bölgedeki insani kriz her geçen gün derinleşiyor.
Gelişmenin Arka Planı: 7 Ekim'den Beri Süren Çatışmalar
İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği sürpriz saldırıyla başladı. İsrail'in karşı saldırıları kısa sürede tüm Gazze Şeridi'ni kapsayan geniş çaplı bir askeri operasyona dönüştü. Birleşmiş Milletler verilerine göre, saldırılarda hayatını kaybedenlerin yüzde 70'inden fazlasını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. İsrail ordusu, operasyonlarını Hamas militanlarını hedef aldığını belirtse de, sivillerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere düzenlenen hava saldırıları ve topçu atışları uluslararası hukuk ihlali olarak eleştiriliyor. BM'ye bağlı Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Gazze'de 1,9 milyon kişinin yerinden edildiğini ve temel ihtiyaçların karşılanmasında büyük zorluk yaşandığını rapor etti. Son haftalarda Refah'a yönelik kara harekatı, sivil kayıpları daha da artırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ateşkes Çabaları ve Uluslararası Tepkiler
Çatışmaların bölgesel yansımaları oldukça geniş. Mısır, Katar ve ABD arabuluculuğunda bir ateşkes anlaşmasına varılması için aylardır süren müzakereler sonuçsuz kaldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Hamas'ı tamamen yok etmeden ateşkese yanaşmayacağını açıklaması, müzakereleri çıkmaza soktu. Bu durum, bölgede İran destekli Hizbullah ve Yemen'deki Husiler gibi grupların çatışmalara dahil olması riskini artırıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail ve Hamas liderleri hakkında savaş suçları soruşturması başlatırken, birçok ülke İsrail'e silah ambargosu uygulanması çağrısında bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, son tur görüşmelerde bir anlaşmaya yaklaşıldığını ancak taraflar arasındaki güven eksikliğinin engel teşkil ettiğini ifade etti. Bu sırada Gazze'deki insani yardım koridorları yetersiz kalıyor, gıda ve temiz su sıkıntısı had safhada.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de yaşanan insani trajedi, Türkiye'nin bölge politikasını doğrudan etkiliyor. Türkiye, 7 Ekim'den bu yana İsrail'in saldırılarını en sert eleştiren ülkelerden biri olurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i 'soykırım' yapmakla suçladı. Türkiye, İsrail ile ticari ilişkilerini askıya alırken, Hamas'ı terör örgütü olarak tanımlamayarak diğer Batılı ülkelerden ayrışıyor. Ankara'nın arabuluculuk girişimleri bugüne kadar sonuç vermezken, Gazze'deki krizin derinleşmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji çalışmaları ve Mısır ile normalleşme sürecini de dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, aynı zamanda BM nezdinde İsrail'e yaptırım çağrılarını destekliyor ve Filistin davasının uluslararası platformlarda güçlü bir savunucusu olmaya devam ediyor. Ancak uzun vadede, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin güvenliğini de tehdit edebilir. Bu nedenle Türkiye, hem insani yardımları artırarak hem de diplomatik kanalları açık tutarak krizin çözümünde aktif rol oynamaya çalışıyor.