İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, Ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasına rağmen devam ediyor. Son 24 saatte düzenlenen hava ve kara operasyonlarında en az 5 Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere en az 12 kişinin de yaralandığı belirtiliyor. Filistin Sağlık Bakanlığı, ateşkesin imzalandığı Ekim 2023'ten bu yana İsrail saldırılarında ölen Filistinli sayısının 1.100'ü aştığını duyurdu. Ateşkes ihlalleri, uluslararası toplumun tepkisine yol açarken, bölgede insani krizin derinleşmesine neden oluyor.
Saldırıların hedefi ve ateşkesin akıbeti
Son saldırıların, Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampı ve güneyindeki Han Yunus kentine yoğunlaştığı bildiriliyor. İsrail ordusu, saldırıların Hamas militanlarına yönelik olduğunu ve sivil kayıpların önlenmesi için gerekli önlemlerin alındığını öne sürdü. Ancak Filistinli yetkililer, ölenler arasında en az iki çocuğun bulunduğunu belirterek bu iddiayı reddetti. Ekim ayında varılan ateşkes, İsrail ile Hamas arasında rehine takası ve insani yardım koridoru açılması gibi maddeler içeriyordu. Ancak taraflar arasındaki karşılıklı suçlamalar ve güven eksikliği, anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırıyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, ateşkes ihlallerinin bölgede daha büyük bir çatışmaya dönüşme riski taşıdığı konusunda uyarıda bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki şiddet olayları, sadece Filistin-İsrail çatışması bağlamında değil, bölgesel istikrar üzerinde de önemli etkilere sahip. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda devam eden ateşkes görüşmeleri, son saldırılarla birlikte sekteye uğrayabilir. Öte yandan ABD yönetimi, ateşkesin korunması çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde konuyla ilgili acil toplantı talepleri artıyor. İsrail'in uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirilen yerleşim politikaları ve saldırıları, bölgede yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir. İran ve Lübnan Hizbullahı gibi aktörler, ateşkes ihlallerini kınayarak Filistinli gruplara destek mesajı verdi. Bu durum, geniş çaplı bir savaş riskini beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına verdiği destekle biliniyor ve İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını şiddetle kınıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ateşkes ihlallerinin bölgesel barışı tehdit ettiğini vurgulayarak uluslararası topluma çağrıda bulundu. Bu gelişme, Türkiye'nin Mısır ve Katar ile birlikte arabuluculuk çabalarını olumsuz etkileyebilir. Aynı zamanda Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve bölgesel nüfuz mücadelesi bağlamında, İsrail-Filistin çatışmasının tırmanması, Ankara'nın güvenlik çıkarlarını da doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye'nin bu süreçte arabuluculuk rolünü sürdürmesi ve insani yardım akışını sağlaması bekleniyor.