Gazze Şeridi'nde devam eden İsrail saldırılarından sağ kurtulan Filistinli yazar Ahmed el-Kurdi, Middle East Eye'da yayımlanan makalesinde yaşadığı dehşet verici deneyimi ve hala içinde taşıdığı derin yaraları anlattı. Soykırım olarak nitelendirilen saldırılar, bölgede insani felakete yol açarken, el-Kurdi'nin hikayesi sivil halkın çektiği acıları gözler önüne seriyor. Saldırılarda binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi.
Bir Soykırımın Anatomisi
El-Kurdi, makalesinde 7 Ekim 2023'te başlayan çatışmaların ardından Gazze'de yaşananları 'soykırım' olarak tanımlıyor. İsrail'in hava saldırıları ve kara operasyonları sonucu hastaneler, okullar ve sivil altyapı hedef alındı. BM verilerine göre 35 binden fazla Filistinli öldürüldü, bunların büyük çoğunluğu kadın ve çocuk. El-Kurdi, ailesiyle birlikte defalarca yer değiştirdiğini, her seferinde ölümle burun buruna geldiğini anlatıyor. Özellikle çocuklarının gözlerindeki korkuyu silmekte zorlandığını belirtiyor.
Gazze'deki insani durum giderek kötüleşiyor. Temiz su, gıda ve ilaç sıkıntısı had safhada. BM Dünya Gıda Programı, Gazze nüfusunun %80'inin ciddi gıda güvensizliği yaşadığını rapor etti. Saldırılar durdurulmazsa kıtlık riski bulunuyor. El-Kurdi, dış dünyanın sessizliğini eleştirirken, uluslararası toplumun harekete geçmesi çağrısı yapıyor.
Bölgesel Etkiler ve Küresel Tepkiler
Gazze'deki savaş, tüm Ortadoğu'yu etkisi altına aldı. Lübnan Hizbullahı ve Yemen'deki Husiler İsrail'e yönelik saldırılarını artırdı. ABD ve İngiltere, Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları durdurmak için askeri operasyonlar başlattı. Mısır ve Katar arabuluculuk çabalarını sürdürürken, ateşkes sağlanabilmiş değil. Uluslararası Adalet Divanı, İsrail'in soykırım yapmakla suçlandığı davada geçici tedbir kararı aldı ancak bu kararın uygulanmasına yönelik somut bir adım atılmadı.
El-Kurdi'nin anlattığı gibi, savaşın psikolojik etkileri de büyük. Birçok Filistinli, travma sonrası stres bozukluğu ile mücadele ediyor. Çocukların geleceğe dair umutları tükenmiş durumda. Yazar, 'Öldürülmekten kurtulabilirsiniz ama travma sizinle kalıcı olarak yaşar' diyerek durumu özetliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize yönelik aktif bir diplomasi yürütmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i soykırım yapmakla suçlamış ve uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye çağırmıştır. Türk Kızılay ve AFAD, bölgeye insani yardım ulaştırmaya çalışsa da İsrail'in kısıtlamaları nedeniyle bu yardımlar sınırlı kalmaktadır. Türkiye'nin bu tutumu, İslam dünyasında prestijini artırırken, Batı ile ilişkilerinde yeni bir gerginlik kaynağı oluşturmuştur. Ekonomik olarak, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'ndaki güvenlik sorunları Türk ticaretini olumsuz etkileyecek potansiyele sahiptir. Türkiye, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmesini engellemek ve Filistin halkının acılarını dindirmek için diplomatik girişimlere devam etmektedir.