Gazze Şeridi'nde bu sabah erken saatlerde düzenlenen bir İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden dokuz Filistinli, düzenlenen cenaze töreniyle toprağa verildi. Saldırı, bölgede son haftalarda artan tansiyonun ardından geldi. Ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu bildirilirken, Filistin Sağlık Bakanlığı saldırıda en az yedi kişinin daha yaralandığını duyurdu. Görgü tanıkları, saldırının şafak vaktinde, sivillerin evlerinde olduğu bir anda gerçekleştiğini aktardı. Cenaze törenine yüzlerce kişi katılırken, Filistinli yetkililer uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
Gelişmenin arka planı
İsrail ordusu, saldırının Gazze'den İsrail topraklarına yönelik füze atışlarına misilleme olarak düzenlendiğini açıkladı. Ordu sözcüsü, hedef alınan noktaların militan gruplara ait olduğunu öne sürdü. Ancak Filistinli kaynaklar, ölenler arasında silahlı gruplarla bağlantısı olmayan sivil vatandaşların da bulunduğunu belirtiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bu yıl Gazze'de çatışmalarda ölenlerin sayısı 100'ü geçmiş durumda. Bölge, 2007'den bu yana İsrail ve Mısır'ın uyguladığı abluka altında yaşam mücadelesi veriyor. Ekonomik koşulların kötüleşmesi ve temel ihtiyaçlara erişimin kısıtlı olması, halk arasında öfkeyi artırıyor.
Filistin Yönetimi, saldırıyı 'savaş suçu' olarak nitelendirirken, Hamas ise misilleme tehdidinde bulundu. Hamas sözcüsü, 'İşgalcinin her saldırısına karşılık vereceğiz' dedi. Mısır liderliğindeki arabuluculuk çabaları ise şu ana kadar kalıcı bir ateşkes sağlayamadı. Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, taraflara itidal çağrısı yaparak, 'Sivillerin korunması uluslararası hukukun temel bir gereğidir' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki son saldırı, bölgesel dengeleri yeniden sarsma potansiyeli taşıyor. İsrail ile Hamas arasındaki gerilim, genellikle geniş çaplı bir çatışmaya dönüşme riski taşır. Geçmişteki çatışmalarda binlerce sivil hayatını kaybetmiş, altyapı büyük zarar görmüştü. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklerken, sivil kayıpların azaltılması yönünde İsrail'e telkinde bulunuyor. Avrupa Birliği ise iki devletli çözüm vurgusu yaparak tansiyonun düşürülmesini istiyor. Bu arada İran destekli grupların, saldırıyı bahane ederek bölgede yeni bir cephe açma riski bulunuyor. Lübnan ve Suriye'den İsrail'e yönelik füze atışları, durumu daha da karmaşık hale getirebilir. Birleşmiş Milletler, Gazze'deki insani krizin derinleştiği uyarısında bulunurken, 2 milyondan fazla insanın temel ihtiyaçlara erişiminin tehlikeye girdiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki saldırıya sert tepki gösterdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırı kınanırken, Filistin halkının yanında olunduğu vurgulandı. Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına destek veren bir ülke olarak, İsrail-Filistin çatışmasında arabulucu rol üstlenmeye çalışıyor. Ancak son dönemde İsrail ile ticari ilişkilerin sürmesi, kamuoyunda eleştirilere neden oluyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgede insani krizlere duyarlılığını bir kez daha gündeme getirirken, Ankara'nın diplomatik girişimlerini hızlandırması beklenebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji arama çalışmaları ve Mısır, İsrail ve Yunanistan ile rekabet bağlamında, Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumu, bölgesel ittifakları da etkileyebilir.