Gazze'de İsrail saldırılarının ardından kurtarma ekipleri, enkaz altından 11 Filistinli'nin cenazesini çıkardı. Son saldırılarda en az beş kişi daha hayatını kaybederken, yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor. Olay, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde gerçekleşti.
Saldırıların ayrıntıları ve kurtarma çalışmaları
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği hava ve topçu saldırıları sonucu yıkılan binaların enkazında arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Filistinli yetkililer, son 24 saat içinde en az 11 kişinin cesedine ulaşıldığını, beş kişinin ise saldırılarda öldüğünü bildirdi. Kurtarma ekipleri, moloz altında hâlâ mahsur kalanların olabileceğini belirterek çalışmaların aralıksız devam ettiğini açıkladı.
Gazze'deki sağlık yetkilileri, son saldırılarda yaralanan onlarca kişinin hastanelere kaldırıldığını, ancak tıbbi malzeme ve yakıt sıkıntısı nedeniyle tedavilerin güçlükle yürütüldüğünü ifade etti. Bölgedeki insani durumun her geçen gün daha da kötüleştiği vurgulanıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasının zorlaştığını, sınır kapılarının büyük ölçüde kapalı olduğunu belirtiyor.
İsrail ordusu ise saldırıların Hamas'ın altyapısını hedef aldığını öne sürüyor. Ancak Filistinli yetkililer, saldırılarda çoğunlukla sivil yerleşim yerlerinin vurulduğunu ve aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini kaydediyor. Bağımsız gözlemciler, son haftalarda artan saldırıların bölgede yeni bir göç dalgasına yol açtığını aktarıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Gazze'deki son saldırılar, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler ve çeşitli ülkeler, taraflara itidal çağrısı yaparak sivil kayıpların önlenmesi için acil ateşkes talep etti. Ancak ateşkes müzakerelerinde henüz somut bir ilerleme sağlanamadı. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin çıkmaza girdiği belirtiliyor.
ABD yönetimi, İsrail'e yönelik eleştirilerini son dönemde artırmış olsa da askeri desteğini sürdürüyor. Avrupa Birliği ülkeleri arasında ise farklı sesler yükseliyor; bazı ülkeler İsrail'e yönelik yaptırımları tartışmaya açarken, bazıları diplomasiye öncelik verilmesi gerektiğini savunuyor. Bölgesel aktörlerden İran ve Hizbullah, saldırıları kınayarak misilleme tehdidinde bulundu. Bu durum, çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riskini artırıyor.
Öte yandan, Gazze'deki insani kriz, uluslararası yardım kuruluşlarının müdahalesini zorlaştırıyor. Dünya Sağlık Örgütü, bölgedeki hastanelerin yakıt ve ilaç sıkıntısı çektiğini, salgın hastalık riskinin arttığını bildirdi. Mülteci kamplarında yaşam koşulları giderek ağırlaşıyor. Birçok ülke, vatandaşlarını bölgeden tahliye etmek için çalışma başlattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki son saldırıları şiddetle kınayarak İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Ankara, ateşkesin bir an önce sağlanması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırmış durumda. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenliğini ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor; olası bir bölgesel savaş, enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye ekonomisine olumsuz yansıyabilir. Ayrıca Türkiye, Filistinli mültecilere yönelik insani yardım faaliyetlerinde aktif rol alarak uluslararası arenada etkinliğini artırmayı hedefliyor. Gazze'deki gelişmeler, Türkiye'nin Orta Doğu politikasında belirleyici bir faktör olmaya devam edecek.